Yurtdışından araç getirmek isteyen okuyucuların dikkatine!

185 gün yurtdışında kalınıp kalınmadığını daha kolay hesaplanması amacıyla hizmete sunulmuştur.

 

185 gün hesabını nasıl yaparım?

Gümrük Bakanlığı yeni bir uygulama koydu internet sitesine.
Bu uygulama; Türkiye’ye giriş tarihinden itibaren kesintili veya kesintisiz son bir yılda toplam 185 gün yurtdışında kalınıp kalınmadığını daha kolay hesaplanması amacıyla hizmete sunulmuştur.

İşte link:
http://trakyagumruk.gov.tr/185gun/

 

Pasaport-Örnek-400x280

Ölen Kişinin Aylığını Kimler Alabilir

Ölüm aylığı bağlanabilmesi için hak sahiplerinin, örneği Kurumca hazırlanan Tahsis talep dilekçesi ile sosyal güvenlik il müdürlüğüne ya da sosyal güvenlik merkezine başvurması şarttır

2008 Den Sonra Ölenler Borçlanma Yaparak Ölüm Aylığı Alabilir mi?

Bugün ölüm aylığı hak bazı bilgiler vermeye çalışacağız kimler hak sahibidir ölen sigortalının hangi gün şartları ile geride kalanlar için ölüm aylığından yararlanabilir bu konu hakkında bilgi vermeye çalışacağız.

Ölüm Aylığı Nedir Kimler Ölüm Aylığından Yararlanabilir?

Kanun koyucu bu konuyu bazı şartlara bağlamıştır
1-) En az 1800 gün malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi bildirilmiş veya,olmalıdır veya

2-) 4/1-(a) yani SSK’lılar için her türlü borçlanma süreleri hariç en az 5 yıldan beri sigortalı bulunup, toplam 900 gün malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi bildirilmiş,olması şartıyla ölüm aylığı bağlanır. Yalnız Ölüm aylığı bağlanabilmesi için sadece 4/1-(a) sigortalıları için öngörülen her türlü borçlanma süreleri ki bunlar çalışılmadan geçerek borçlanılan sürederden bahsedilmektedir yurt dışında geçen hizmet sürelerini borçlanmak bu kapsamda değerlendirilmemetedir. Yani askerlik süresi gibi borçlanmalar hertürlü diye tarif edilmektedir..En az 5 yıldan beri sigortalı bulunup, toplam 900 gün malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi bildirilmiş olması şartında; gerek ölen sigortalı tarafından, gerekse hak sahipleri tarafından yapılan tüm borçlanmalar bu şartların oluşmasında dikkate alınmayacaktır.
Ancak, 1/10/2008 tarihinden önce ölen sigortalıların 900 gün hesabında borçlanılan tüm süreler dikkate alınacaktır. Başka bir ifadeyle 01/10/2008 Tarihinden sonra ölenler için borçlanılan süreler kabul edilmeyecektir.
Ayrıca, kendi nam ve hesabına (4/b li) çalışan sigortalıların hak sahiplerine ölüm aylığı bağlanabilmesi için ölen sigortalıların genel sağlık sigortası primi dâhil, prim ve prime ilişkin her türlü borçlarının ödenmiş olması şarttır.

 

Ölüm Aylığı Kimlere Bağlanır?
Ölüm aylığı, ölen sigortalının;
a-) Eşine,
b-) Çocuklarına,
c-) Anne ve babasına bağlanır.

Hayatını Kaybeden Sigortalının Eşine Aylık Bağlanmasının Şartları Nelerdir?
Eşine aylık bağlanması için, ölüm tarihinde sigortalının eşi ile yasal evlilik bağı bulunması şarttır. Sigortalının dul eşine % 50 si; aylık bağlanmış çocuğu bulunmayan dul eşine ise Kanun kapsamında veya yabancı bir ülke mevzuatı kapsamında çalışmaması veya kendi sigortalılığı nedeniyle gelir veya aylık bağlanmamış olması halinde % 75 i oranında aylık bağlanacaktır.

Erkek çocuklara ölüm aylığı bağlanabilmesi için;
Evli olup olmadıklarına bakılmaksızın, erkek çocukların yüksek-öğrenim görmeleri halinde 25 yaşını doldurmamış olmamaları, orta-öğrenim görmeleri halinde 20 yaşını doldurmamış olmaları, herhangi bir eğitim kurumunda öğrenim görmemeleri halinde ise 18 yaşını doldurmamış olmaları ile birlikte kendi sigortalılığı nedeniyle gelir veya aylık bağlanmamış olması veya yabancı bir ülke mevzuatı kapsamında çalışmıyor olmaları şarttır.

Kız çocuklara ölüm aylığı bağlanabilmesi için;
Kanun kapsamında veya yabancı bir ülke mevzuatı kapsamında çalışmıyor olmaları,
Kendi sigortalılıkları nedeniyle gelir veya aylık bağlanmamış olması,
Evli olmamaları veya evli olmakla birlikte sonradan boşanmış veya dul kalmış olmaları şarttır. Kız çocuklarına ölüm aylığı bağlanabilmesi için herhangi bir yaş ya da öğrenim durumu şartı bulunmamaktadır.
Kurum Sağlık Kurulu kararı ile çalışma gücünü en az % 60 oranında yitirdiği tespit edilen çocuklara da evli olup olmadığına, yaşına veya cinsiyetine bakılmaksızın ölüm aylığı bağlanır.

Hayatını Kaybeden Sigortalının Anne Ve/Veya Babasına Aylık Bağlanmasının Şartları Nelerdir?
Anne ve/veya babaya aylık bağlanabilmesi için de yine birtakım kıstaslar mevcuttur. Öncelikle anne ve/veya baba 65 yaşın altında ise, ölen sigortalının hak sahibi eş ve çocuklarından geriye artan hisse olmak zorundadır. Ayrıca anne ve/veya babanın her türlü kazanç ve irattan elde etmiş oldukları gelirleri asgari ücretin net tutarından az olmak zorundadır. Yine anne ve/veya babaya ölen çocuklarından ölüm aylığı bağlanabilmesi için, diğer çocuklarından hak kazanılan gelir/aylıklar hariç olmak üzere, gelir ve/veya aylık bağlanmamış olması da şarttır.
Anne ve/veya baba 65 yaşın üstünde ise, yukarıda belirtilen şartları taşımaları halinde ölen sigortalının hak sahibi eş ve çocuklarından geriye artan hisseye bakılmamakta, artan hisse olmasa bile ölüm aylığı bağlanmaktadır.

Ölüm Aylığı Bağlanması İçin Nereye Ve Nasıl Başvurulur? Müracaat İçin Gerekli Belgeler Nelerdir?
Ölüm aylığı bağlanabilmesi için hak sahiplerinin, örneği Kurumca hazırlanan Tahsis talep dilekçesi ile sosyal güvenlik il müdürlüğüne ya da sosyal güvenlik merkezine başvurması şarttır.

Hizmet akdine tabi (4/a lı) ve kendi nam ve hesabına (4/b li) çalışmış sigortalıların hak sahipleri için Tahsis Talep Dilekcesi ; ekleyecekleri belgeler

Tahsis Talep Beyan Dilekçesi
-18 yaşını doldurmayanlar hariç, lise ve dengi öğrenim görmesi halinde 20 yaşını, yüksek öğrenim görmesi halinde 25 yaşını doldurmayan erkek çocukların ilgili öğretim kurumundan alacakları öğrenci belgesi,-Malul çocuklar için sağlık kurulu raporu-Vasi İlamı (Hak sahiplerine vasi tayin edilmesi durumunda)eklenir.

Ölüm Aylığı Hangi Durumlarda Kesilir?
-Eşi yeniden evlendiği takdirde, -çocuklarının Kanun kapsamında veya yabancı bir ülke mevzuatı kapsamında çalışmaya başlamaları,Kendi sigortalılıkları nedeniyle taraflarına gelir veya aylık bağlanması, Evli olmayan kız çocuğu evlendiği takdirde herhangi bir eğitim kurumunda öğrenim görmeyen erkek çocuğu 18 yaşını doldurduğu, orta-öğrenim gören erkek çocuğu 20 yaşını doldurduğu, yüksek-öğrenim gören erkek çocuğu 25 yaşını doldurduğu takdirde,
-Anne ve/veya babasına, diğer çocuklarından hak kazandıkları gelir/aylıklar dışında, gelir/aylık bağlandığı takdirde, -Anne ve/veya babası asgari ücretin net tutarından fazla gelir elde ettiği takdirde, bağlanmış bulunan ölüm aylıkları kesilir.

 

Kaynak: http://www.sskemekli.com/olen-kisinin-ayligini-kimler-alabilir.html

 

 

ölümaylığı

Avukatlık Vekâlet Ücretinin Vergi Yasaları Karşısındaki Durumu

Mahkeme kararı lehine olan taraf GVK Md. 94’te tevkifat yapacak kişiler arasında yer almıyorsa (örn. gerçek kişiyse) sözleşmeli (yazılı/sözlü) avukatına stopaj yapmaksızın bu bedelleri aktaracaktır.

 

Vekâlet ücretinin vergi yasaları karşısındaki durumu

a) Gelir vergisi karşısındaki durumu

Pek çok özelgede “Davanın kaybedilmesi sonucu mahkeme kararına istinaden karşı taraf avukatına ödenmesi gereken vekâlet ücretinin, … A.Ş. tarafından doğrudan avukata yapılması halinde Gelir Vergisi Kanununun 94 üncü maddesi ve 2009/14592 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı uyarınca sorumlularca % 20 nispetinde gelir vergisi tevkifatı yapılması gerekmektedir.

Ayrıca, karşı taraf aleyhine hükmedilen vekâlet ücreti ödemelerinin doğrudan avukatlara değil de icra müdürlüklerine yapılması durumunda da icra müdürlüklerine ödeme yapıldığı sırada vekâlet ücreti ödemesinden gelir vergisi tevkifatı yapılması gerekmektedir.” mahiyetinde ifadeler yer almaktadır.

Gelir Vergisi Kanunu’nun 94. maddesinin birinci fıkrasında; adı geçen maddede yer alan ödemeleri nakden veya hesaben yaptıkları sırada, istihkak sahiplerinin gelir vergilerine mahsuben gelir vergisi tevkifatı yapmaya mecbur olan kişi ve kurumlar belirtilmiş ve aynı maddenin 2/b numaralı bendinde, yaptıkları serbest meslek işleri dolayısıyla bu işleri icra edenlere yapılan ödemeler üzerinden % 20 oranında tevkifat yapılacağı hüküm altına alınmıştır.

Aleyhe sonuçlanan mahkeme neticesinde vekâlet ücreti ödemek zorunda kalan borçlu taraf, avukattan herhangi bir hizmet almamıştır. Mahkeme lehine sonuçlanan kişinin yargılama giderine karşılık olmak üzere bu bedeli ödemektedir. Dolayısıyla da vekâlet ücreti hak eden kişi avukat değil de karşı taraf olduğu için ödeme yöntemi ne olursa olsun davayı kazanan tarafa ödenen bedel bir yargılama gideriolup ödeyenin GVK Md. 94 uyarınca kesinti yapmaması gerekir.

Ancak dava lehine sonuçlanan kişinin karşı taraftan tahsil ettiği bedeli kendisini temsil eden avukatına aktarması durumunda GVK 94. maddesinin birinci fıkrasında yer alan tevkifat yapmak zorunda olan kişilerden birisi olması durumunda GVK 94/2-b maddesi uyarınca tevkifat yapması gerekmektedir. Eğer kazanan taraf GVK uyarınca tevkifat yapmak zorunda olan kişiler arasında değilse tevkifat yapmadan bedeli aktarmalıdır. Avukat da bedeli şahsi kazancının tespitinde (serbest meslek kazancında) hasılat olarak dikkate alacaktır.

Gündelik hayatta bu ödemelerin neredeyse tamamına yakınının icra daireleri vasıtasıyla yapıldığı dikkate alındığında kaybeden tarafça tevkifat yapılarak ödeme yapılması durumunda eksik ödenen tutarlar nedeniyle icra dosyasının kapanmayacağı da işin bir başka hukuksal yönüdür.

Bu nedenle de uygulamada tevkifat yapılması teknik olarak mümkün olamamaktadır.

Ancak farklı Vergi Dairesi Başkanlıklarınca verilen pek çok özelge incelendiğinde davayı kaybeden tarafın İcra Dairesine ödeme yaparken gelir vergisi tevkifatı yapması gerektiği ifade edilmektedir. Yukarıda da belirtildiği üzere icra dairesinde dosya kapanmayacağından işletmeler kesinti bedelini mükerrer olarak Vergi Dairesine ödemek durumunda kalmaktadırlar.

Yukarıda özetlenen hukuki duruma göre; kazanan tarafa ödeme esnasında herhangi bir tevkifat yapılmamalı ve kaybeden taraf Mahkeme İlamına istinaden (GVK 40/3) uyarınca yaptığı ödemenin tamamını gider olarak kayıtlarına intikal ettirmelidir.

b) KDV karşısındaki durumu

Avukatlar temsil ettikleri müvekkillerine karşı serbest meslek hizmeti sunmaktadırlar. Dolayısıyla da KDVK açısından vergiyi doğuran olay müvekkilleri ile kendileri arasındaki hizmetin sunulduğu anda meydana gelmektedir.

Mahkeme kararına istinaden aleyhine karar verilen kişi tarafından ödenen dava vekâlet ücreti veya icra takibinde ödenen icra vekâlet ücreti için yapılan ödemeler bir hizmetin karşılığında ödenmemektedir. Bunlar yargı gideri mahiyetinde ödenen bedellerdir. Bu bedellerin ödenmesi aşamasında ödemeyi yapan kişi açısından bir hizmet alınmamış olduğundan KDV doğmayacaktır.

Nitekim bu husus 1 seri nolu KDVUGT’nin I/B-4 Avukatlık Ücretleri bölümünde;

“Mahkemelerce hükmolunan avukatlık ücretlerinin davayı kazananlara ödenmesi KDV’nin konusuna girmez. Ancak bu paralardan sözleşmeleri gereği ücret karşılığı çalışanlar dışında kalan avukatlara intikal eden kısım, serbest meslek kazancı kapsamında vergiye tabi olur. Avukatlar aldıkları bu para için davayı kazanana serbest meslek makbuzu düzenler ve makbuzda alınan tutar üzerinden KDV hesaplayıp ayrıca gösterirler.

Mahkeme kararında “KDV hariç” şeklinde bir ifadenin yer almaması halinde, vekâlet ücretinin KDV dahil olduğu kabul edilir ve iç yüzde oranı uygulanmak suretiyle hesaplanan KDV, düzenlenen serbest meslek makbuzunda gösterilir.” şeklinde ifade edilmiştir.

Nitekim bu durum Gelir İdaresi Başkanlığının 08.10.2010 tarih ve 89505 sayılı yazısı ile Vergi Dairesi Başkanlıkları ve Defterdarlıklara duyurulan 2010/1 sayılı Vergi Denetimi ve Koordinasyonu İç Genelgesi’nin 3. maddesinde de şu şekilde teyit edilmiştir: “Mahkemelerce hükmolunan avukatlık ücretlerinin davayı kazananlara ödenmesi KDV’nin konusuna girmemektedir. Bu paraların avukatlara intikal eden kısmı ise serbest meslek kazancı kapsamında KDV’ye tabi olacaktır. Ancak, avukatın sözleşme gereği ücret karşılığı çalışması halinde avukata intikal eden kısım KDV’ye tabi tutulmayacaktır.”

Dava lehine sonuçlanan tarafça kendisini temsil eden avukata bu bedeller aktarıldığında ise avukat tarafından müvekkiline hizmet sunulduğundan ve bu işlem KDV’nin konusuna girdiğinden avukat tarafından düzenlenen Serbest Meslek Makbuzunda KDV hesaplanarak gösterilmelidir.

Ancak kazanan taraf, vekâlet ücretini sözleşmeli olarak serbest meslek faaliyeti gösteren avukatına aktarmışsa (ödemişse) bu kısım serbest meslek kazancı kapsamında KDV’ne tabi olmalı KDV dahil olarak tarife kapsamında belirlenen ücretten iç iskonto yoluyla KDV hesaplanmalıdır. Vekâlet işlemi, eğer davayı kazanan kişinin kadrolu avukatı tarafından icra edilmişse ve avukata bu kapsamda ödeme yapılmışsa bu ödeme serbest meslek kazancı kapsamında değil ücret olarak vergilendirilmeli ve KDV’ne tabi olmamalıdır.

 

 Belge düzeni (VUK) karşısındaki durumu

Belge düzeni de yine bu konunun uygulamada duraksamaya yol açan yönlerinden biridir.

Yazılı olan ya da olmayan bir sözleşme çerçevesinde müvekkilini mahkemede ve icra dairesinde temsil eden onun adına hukuki işlemlerinin takibini gerçekleştiren avukat serbest meslek makbuzunu kime düzenleyecektir? Temsil ettiği müvekkiline mi yoksa mahkeme aleyhine sonuçlanan bu nedenle de yargı ve icra giderlerini ödemek durumunda olan karşı tarafa mı?

375 sıra no.lu VUKGT’nde “İcra Dairelerince Alacaklı Taraf Avukatına Ödenmesine Karar Verilen Vekâlet Ücretlerinin Belgelendirilmesi” bölümünde “İcra dairelerince borçludan alınarak müvekkili adına takibat yapan alacaklı taraf avukatına ödenmesine karar verilen avukatlık (vekâlet ) ücretlerinin avukata ödendiği anda, avukat tarafından borçlu adına en az iki nüsha serbest meslek makbuzu düzenlenecek olup, bir nüshası ödemeyi yapan memura verilecek; makbuzun avukatta kalan nüshasına ise icra dairesince ödemenin yapılmış olduğuna dair bir şerh düşülmesi ve ödemeyi yapan memur tarafından imzalanması şartı aranmayacaktır.” şeklinde düzenleme yapılmıştır.

Vergi Dairesi Başkanlıklarınca verilen pek çok özelgede de avukatlar tarafından borçlu tarafa bir başka deyişle mahkeme kararı aleyhine olan ve hakkında icra takibi işlemi yapılan kişi adına fatura düzenlenmesi gerektiği ifade olunmuştur.

Yukarıda KDV ile ilgili bölümde ifade ettiğimiz 1 seri no.lu KDVUGT’ndeki hükümde “Avukatların aldıkları bu para için davayı kazanana serbest meslek makbuzu düzenleyecekleri” ifade edilmiştir.

Görüldüğü üzere Tebliğlerdeki düzenlemeler uygulamada karışıklığa yol açacak mahiyettedir. Yani bir düzenlemeye göre kaybeden tarafa, bir düzenlemeye göre kazanan tarafa SMM düzenlemek gerekiyor.

Gelir vergisi uygulamasında dava vekilleri (avukatlar), serbest meslek erbabı sayılırlar. Vergi Usul Kanunu’nun 236. maddesine göre serbest meslek erbabı, mesleki faaliyetlerine ilişkin her türlü tahsilatı için iki nüsha serbest meslek makbuzu tanzim etmek ve bir nüshasını müşteriye vermek, müşteri de bu makbuzu istemek ve almak mecburiyetindedir.

Tüm bu hükümleri yorumlarken konunun hukuki yapısını tekrar etmekte yarar var. Hukuk Muhakemeleri, Ceza Muhakemeleri, Avukatlık ve İcra İflas Kanunları çerçevesinde mahkeme kararı aleyhine sonuçlanan ve hakkında icra takibi yapılan kişinin ödediği bedeller yargılama/icra gideri mahiyetinde ve karşı taraf vekâlet ücreti olarak dikkate alınmaktadır. Aleyhe sonuçlanan kişi açısından ödenen bedel ana alacağa bağlı fer’i alacak niteliğindedir. Alacakla birlikte dava lehine sonuçlanan tarafa hükmedilen bir tutardır. Ayrıca avukatın kaybeden tarafla hukuki hizmet sunma konusunda yazılı ya da sözlü bir sözleşmesi de sözkonusu değildir. Kaybeden taraf, avukattan herhangi bir hizmet satın almamaktadır. Bu yönden de bakıldığında avukatın kaybeden tarafa SMM düzenlemesi söz konusu olmamalıdır.

Mahkeme kararı lehine sonuçlanan tarafça mahkeme ve icra giderleri arasında yer alan karşı taraf vekâlet ücreti için kaybeden tarafa 1 seri nolu KDVUGT’nin I/B-4 bölümü uyarınca KDV hesaplamaksızın fatura düzenlenmelidir. Eğer mahkeme lehine sonuçlanan kişi belge fatura düzenlemek zorunda olan kişilerden değilse (örneğin vergi mükellefi değilse) bu durumda davayı kaybeden taraf yaptığı bu ödemeler için mahkeme kararına ve icra dairesi kararına istinaden GVK Md. 40/3 uyarınca; işle ilgili olmak şartiyle, mukavelenameye veya ilama veya kanun emrine istinaden ödenen zarar, ziyan ve tazminatlar gider yazılabilecektir.

Kazanan taraf VUK uyarınca fatura düzenlemek zorunda olan kişiler arasında ise fatura düzenleyecek ancak yukarıda belirttiğimiz üzere KDV hesaplamayacaktır.

Neticede ise avukat mahkeme kararı lehine sonuçlanan ve kendisinin de yazılı ya da sözlü sözleşme uyarınca hizmet sunmak durumunda olduğu müvekkiline SMM düzenleyecektir. Karar lehine olan taraf ödemeyi avukatına yaparken GVK uyarınca gelir vergisi kesintisi yapacak avukat da bu kişi adına düzenlediği SMM’nda KDV ve gelir vergisi stopajı hesaplayacak, bunları belgede gösterecektir.

 

Sonuç
Oldukça kapsamlı olarak ele aldığımız, yargılama sonucunda mahkeme kararına istinaden hükmedilen vekâlet ücretleri ile icra takip işlemlerinde karşı/alacaklı taraf avukatına yapılan ödemelerin vergi uygulamaları karşısında olması gereken süreci (belge düzeni, gelir vergisi tevkifatı ve KDV) bir şema ve maddeler halinde özetleyelim:

Mahkeme kararı aleyhine olan ve bu nedenle avukat vekâlet/icra vekâlet ücreti ödeyecek kişi ödeme yaparken GVK’nun 94. maddesi uyarınca tevkifat yapmayacaktır.
Mahkeme kararı lehine olan taraf VUK uyarınca işlemlerinde fatura düzenlemek zorunda olan bir kişi ise kaybeden tarafa KDV hesaplamaksızın yargı ve icra gideri olarak (vekâlet ücretleri) fatura düzenleyecektir.
Mahkeme kararı lehine olan taraf VUK uyarınca işlemlerinde fatura düzenlemek zorunda olan bir kişi değilse (örneğin bir gerçek kişiyse), kaybeden taraf mahkeme kararına/ilama istinaden ödediği bedeli gider yazabilecektir.
Mahkeme kararı lehine olan taraf GVK Md. 94 uyarınca tevkifat yapacak kişiler arasında sayılmışsa (Örn. ticaret şirketleri, iş ortaklıkları, dernekler, vakıflar, dernek ve vakıfların iktisadî işletmeleri, kooperatifler, gerçek gelirlerini beyan etmeye mecbur olan ticaret ve serbest meslek erbabı..) sözleşmeli (yazılı/sözlü) avukatına bu bedelleri aktarırken stopaj yapacaktır.
Mahkeme kararı lehine olan taraf GVK Md. 94’te tevkifat yapacak kişiler arasında yer almıyorsa (örn. gerçek kişiyse) sözleşmeli (yazılı/sözlü) avukatına stopaj yapmaksızın bu bedelleri aktaracaktır.
Avukat, mahkeme kararı lehine olan tarafa (yani müvekkiline) serbest meslek makbuzu düzenleyecek, makbuzda KDV hesaplayacak ve ödeme esnasında gelir vergisi stopajı yapılmışsa bunu da makbuzda gösterecektir.
Sonuçta Maliye Bakanlığının (Gelir İdaresi Başkanlığının) yayımlayacağı bir genel tebliğle bu konulara açıklık getirmesi avukatlar, davaya taraf olan vergi mükellefleri ve vergi daireleri açısından yararlı olacaktır. Ayrıca bu Genel Tebliğ, vergi inceleme elemanları ile avukatlar ve işlemlere taraf olan vergi mükellefleri açısından yorum farkları nedeniyle ortaya çıkan işyükünü ve farklı uygulamaları ortadan kaldırmış, hukuk güvencesini sağlamış olacaktır.

Kaynak:Bülent TAŞ / Nazmi KARYAĞDI/vergialgi.net

 

avukatcübbesi

Sitelerde Denetim Defteri Zorunluluğu

Bu defterler, her takvim yılının bitmesinden başlayarak bir ay içinde yönetici tarafından notere kapattırılması mecburidir.

 

Sekiz ve daha fazla bağımsız bölümü olan ana-gayrimenkulerde yönetici atanması mecburidir. Yönetim olan yerde denetim olur, denetim olan yerde rapor olur, rapor olan yerde kayıt-kuyudat olur.

1) Sitelerin her yönetim kademesine ait noter onaylı bir “Karar Defteri” bulundurulmak zorunluluğu vardır. Sitelerde tüm yönetim kademeleri (genel/temsilciler/yönetim kurulları) aynı defteri kullanabilir, ancak denetici veya denetim kurulu defteri ayrıca noter tasdikli olarak bulundurulur.

2) Kat Mülkiyeti Kanununda, yönetim defterleri madde 32 ve 36, denetim defterleri ise madde 41-de konu edilmiştir.

3) Bu defterler, her takvim yılının bitmesinden başlayarak bir ay içinde yönetici tarafından notere kapattırılması mecburidir.

4) Defterleri hiç veya usulüne uygun tutmayanlar (yönetim-denetim sorumluları), KMK madde 33-e göre cezalandırılır. Benim defterler ile ilgili tavsiyem: Her yönetim dönemi yönetim-denetim defterleri noterden açtırılıp, yönetimin devri ile yine notere kapattırılarak arşivlenmeli. Yönetim kurulları, “Gerekçeli Karar Defteri” adı altında , asıl defterin metinleri de içinde bulunacak şekilde kararları o günün gerçeklerini gerekçe ederek noter tasdikli ikinci bir defteri de tutarak, yönetimin devri ile birlikte bu ikincisini, olası adli veya idari durumlara karşı kendilerinde alıkoymalıdır.

Site Yönetimleri Danışmanı Nihat DÖNMEZ

Kaynak: http://www.konutsitesiyonetimi.com

 

denetimdefteri

 

Genç Girişimcilere Destek Geliyor

Önce başvuru yapılıyor, eğitim programı tamamlandıktan sonra kredi kullandırılıyor. Bütün işlemler bizzat yapılabiliyor. 3’üncü kişilere para ödemek gerekmiyor

 

Bu ay ve martta Meclis’ten yeni müjdeler de alacağız. .

Bugün iş kuracaklara verilecek maddi yardımlarla ilgili bazı ipuçlarını paylaşmak istiyorum.

3 YIL VERGİ YOK

Yaşı 18-29 arasında olan yeni vergi mükellefi olan genç girişimciler, 3 yıl gelir vergisinden muaf olacak. Burada kanunda tarif edilen ilk vergi dilimi yani yüzde 15’lik kısım ise 2016 yılı için 12 bin 600 liraya kadar olarak belirleniyor. Dolayısıyla kazancın bu kısmının vergisi ödenmeyecek.

1 YIL 1.300 TL MAAŞ

Yeni işe girecek gençlerin maaşını da devlet ödeyecek. Ödeme İŞKUR aracılığıyla yapılacak. İşçilerin Genel Sağlık Sigortası (GSS) primleri de ödenecek. Bunun için en yakın İŞKUR’a gidebilir ya da e-devlet aracılığı ile kayıt yaptırılabilir. Ayrıca, ikinci öğretim ve açık öğretimdeki öğrenciler ile yüksek öğretim öğrencileri de işbaşı eğitim programına katılabilecek.

HİBE DESTEĞİ

Yeni işini kuracak gençlere 50 bini hibe olmak üzere 100 bin liraya kadar faizsiz kredi imkânı sunuluyor. 18 yaşından büyük olmak şartıyla KOSGEB vergi tabanına kayıt olan her genç bu destekten yararlanabiliyor. Önce başvuru yapılıyor, eğitim programı tamamlandıktan sonra kredi kullandırılıyor. Bütün işlemler bizzat yapılabiliyor. 3’üncü kişilere para ödemek gerekmiyor.

Faruk Erdem / Sabah

 

gençgirişimci

İşten Kendi İsteği İle Ayrılanlar İçin Tazminat Hakkı

Psikolojik baskı altındaki işçinin gerçek bir istifa iradesinden söz edilemeyeceğini belirten Yargıtay, bu sebeple, tazminat ödenmesini istedi.

 

İstifa edenin tazminat hakkı var mı?

İşten kendi isteği ile ayrılanlar için tazminat hakkı var. 15 yıl, nikah, haklı fesih bunlardan birkaçı…

Çalışanlar bazı durumlarda istifa etseler bile kıdem tazminatı alabiliyor. Öncelikle sigortalılıkta 15 yılı ve 3600 günü dolduranlar istifa edip tazminata hak kazanırlar. Bunun için Sosyal Güvenlik Kurumu’ndan (SGK) şartların tamamlandığına dair yazının alınarak işverene başvurulması gerekiyor. Sigorta başlangıcı 9 Eylül 1999’dan önce olanlar bu haktan yararlanabilir. İşte tazminat kazandıran diğer ayrılık sebepleri: ? Evlenen kadınlar nikahtan sonra 1 yıl içinde kıdem tazminatını alıp işten ayrılabiliyor.

Muvazzaf askerlik nedeniyle ayrılmak zorunda kalan işçilerin kıdem tazminatı alma hakları var.

İş sözleşmesini sağlık nedeniyle feshedip tazminat almanın 2 koşulu var:

-İşin niteliğinden doğan bir sebeple işçinin sağlığı veya hayatı için tehlike olursa.

-İşçinin sürekli olarak görüştüğü işveren veya başka bir işçi bulaşıcı bir hastalığa tutulursa.

Kıdem tazminatı alınmasını sağlayacak iyi niyet dışı haller de şöyle:

a) İşveren gerçeğe uygun olmayan bilgiler vermek suretiyle işçiyi yanıltırsa.

b) İşveren işçinin veya ailesi üyelerinden birinin şeref ve namusuna dokunacak şekilde sözler söyler veya işçiye cinsel tacizde bulunursa.

TACİZ DE SEBEP SAYILIYOR

c) İşveren işçiye veya aile üyelerinden birine karşı sataşmada bulunur veya gözdağı verirse, yahut işçi hakkında şeref ve haysiyet kırıcı asılsız ağır isnat veya ithamlarda bulunursa.

d) İşçinin diğer bir işçi veya üçüncü kişiler tarafından işyerinde cinsel tacize uğraması ve bu durumu işverene bildirmesine rağmen gerekli önlemler alınmazsa.

e) İşveren tarafından işçinin ücreti kanun hükümleri veya sözleşme şartlarına uygun olarak hesap edilmez veya ödenmezse…

Yargıtay kararları

İşverenin psikolojik baskısı sonucu istifa etmek zorunda kalan işçiler için de Yargıtay yıllar içinde önemli kararlara imza attı. Bu durumdaki işçilerin hem kıdem tazminatı hem de ihbar tazminatı alabileceğini hükmetti. Psikolojik baskı altındaki işçinin gerçek bir istifa iradesinden söz edilemeyeceğini belirten Yargıtay, bu sebeple, tazminat ödenmesini istedi.

(Takvim)

tazminathakkı

Dövizle Askerlikte Yeni Düzenleme

Dövizle Askerlik 557 bin kişi kapsayacak şekilde genişletildi. Daha önce sayı 125 bin kişiyle sınırlıydı

 

Hükumet gurbetçilerin beklentilerini karşılamayan düzenlemeden döndü.

Dövizle Askerlik 557 bin kişi kapsayacak şekilde genişletildi. Daha önce sayı 125 bin kişiyle sınırlıydı.
Komisyona AK Partili vekillerin imzasıyla verilen önerge ile yasa teklifinde bulunan düzenlemenin kapsamı genişletiliyor. Buna göre, 3 yıl yurtdışında işçi ya da işveren olarak bulunan herkes bu haktan yararlanabilecek.

Önerge ile 6 bin Euro’ya bedelli askerlik yapma hakkı bulunan bütün gurbetçiler ve Türk vatandaşları bu kapsama alındı.

Düzenlemeye göre, yurtdışında üç yıl boyunca işçi ya da işveren olarak oturduğunu belgeleyenler, çifte vatandaş olup olmadıklarına bakılmaksızın 38 yaşına kadar başvurmaları durumunda bin Euro döviz ödemek suretiyle askerlik hizmetini yapmış sayılacak.

agcahukuk.org

 

sondurum

SGK’lıların 2016 Yılında Ödeyecekleri Prim Tutarları

Primden Muaf Günlük Yemek Parası

2,55 3,29 29,33%

 

 

30/6/201531/12/2015       1/1/201631/12/2016      Artış Oranı

Günlük Kazanç Alt Sınırı

42,45                                                      54,90                      29,33%

Aylık Kazanç Alt Sınırı

1.273,50                                             1.647,00                   29,33%

Günlük Kazanç Üst Sınırı

275,93                                                  356,85                    29,33%

Aylık Kazanç Üst Sınırı

8.277,75                                          10.705,50                  29,33%

1 Günlük Asgari Borçlanma Bedeli

(Askerlik, doğum, yurtdışı)

13,58                                                 17,57                            29,33%

1 Günlük Azami Borçlanma Bedeli

(Askerlik, doğum, yurtdışı)

88,30                                                114,19                            29,33%

1 Günlük Ayaktan Tedavi

İstirahat Parası Asgari

28,30                                               36,60                               29,33%

1 Günlük Ayaktan Tedavi

İstirahat Parası Azami

183,95                                             237,90                                29,33%

1 Günlük Yatarak Tedavi

İstirahat Parası Asgari

21,23                                              27,45                                      29,33%

1 Günlük Yatarak Tedavi

İstirahat Parası Azami

137,96                                         178,43                                        29,33%

Primden Muaf Günlük Yemek Parası

2,55                                                3,29                                          29,33%

Primden Muaf Aylık Çocuk Zammı

25,47                                            32,94                                         29,33%

Primden Muaf Aylık Aile Zammı Yardımı

127,35                                          164,70                                      29,33%

EK 5 Tarım Sigortalısı Aylık Asgari

322,20                                        435,63                                         35,21%

EK 5 Tarım Sigortalısı Aylık Azami

2.094,27                                    2.831,60                                     35,21%

EK 6 Kısmi Süreli Çalışan Aylık Asgari

(İşsizlik Hariç)

303,52                                           410,38                                      35,21%

EK 6 Kısmi Süreli Çalışan Aylık Azami

(İşsizlik Hariç)

1.972,86                                   2.667,45                                       35,21%

EK 6 Kısmi Süreli Çalışan Aylık Asgari

(İşsizlik Dahil)

331,53                                         448,26                                         35,21%

EK 6 Kısmi Süreli Çalışan Aylık Azami

(İşsizlik Dahil)

2.154,97                                 2.913,68                                         35,21%

İsteğe Bağlı Sigortalı Aylık Asgari

407,52                                    527,04                                            29,33%

İsteğe Bağlı Sigortalı Aylık Azami

2.648,88                               3.425,76                                           29,33%

İsteğe Bağlı Sigortalı (5/g) Aylık Asgari

254,70                                     329,40                                            29,33%

İsteğe Bağlı Sigortalı (5/g) Aylık Azami

1.655,55                                  2.141,10                                           29,33%

İsteğe Bağlı Sigortalı (GM 16) Aylık Asgari

298,85                                      404,06                                           35,21%

İsteğe Bağlı Sigortalı (GM 16) Aylık Azami

1.942,51                                  2.626,42                                           35,21%

2925 Tarım Sigortalısı Aylık Asgari

206,94                                     267,64                                              29,33%

4/b Sigortalısı Aylık Asgari

439,36                                     568,22                                                 29,33%

4/b Sigortalısı Aylık Azami

2.855,82                                 3.693,40                                              29,33%

4/b Tarım Sigortalısı Aylık Asgari

322,20                                     435,6                                                    335,21%

4/b Tarım Sigortalısı Aylık Azami

2.094,27                                 2.831,60                                                 35,21%

Köy Muhtarı Aylık Asgari

322,20                                       435,63                                                     35,21%

Köy Muhtarı Aylık Azami

2.094,27                                     2.831,60                                                35,21%

Geliri Asgari Ücret Olanın GSS Primi

50,94                                           65,88                                                        29,33%

Geliri Asgari Ücretten Fazla Olanın GSS Primi

152,82                                          197,64                                                       29,33%

Geliri Asgari Ücretin İki Katından

Fazla Olanın GSS Primi

305,64                                       395,28                                                          29,33%

Yabancı Uyrukluların GSS Primi

305,64                                        395,28                                                         29,33%

Stajyer Avukatların GSS Primi

76,41                                           98,82                                                            29,33%

Yabancı Uyruklu Öğrencilerin GSS Primi

50,94                                         65,88                                                             29,33%

 

primtutarları

2016 Yılı İçin Mali Haklar Genelgesi

1/1/2016 tarihinden itibaren işçilere ödenecek kıdem tazminatının yıllık tavan tutarı 4.092,53 TL’dir.

 

2016 yılı Ocak ayında uygulanacak mali haklar genelgesini Maliye Bakanlığı yayımladı.

Toplu sözleşme hükümleri hayata geçiyor.

İşte yayınlanan Genelge

T.C.

MALİYE BAKANLIĞI

Bütçe ve Mali Kontrol Genel Müdürlüğü

Sayı : 27998389-010-06-02- 82-

Konu : Mali ve sosyal haklar

GENELGE

A) Toplu Sözleşmede Yer Alan Hükümler

Bilindiği üzere, 23/8/2015 tarihli ve 29454 sayılı Resmi Gazetede yayımlanmış olan Kamu Görevlilerinin Geneline ve Hizmet Kollarına Yönelik Mali ve Sosyal Haklara İlişkin 2016 ve 2017 Yıllarını Kapsayan 3. Dönem Toplu Sözleşmede kamu görevlilerinin mali ve sosyal haklarına ilişkin olarak aşağıda belirtilen bazı hükümlere yer verilmiştir.

1- Toplu Sözleşmenin;

İkinci Kısım Birinci Bölümünün 5 inci maddesinin beşinci fıkrasında, “Maliye Bakanlığı, 8 inci maddede öngörülen hallerin gerçekleşmesi durumunda birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarda belirlenmiş olan katsayıları, sözleşme ücreti artış oranlarını ve ücret tavanları ile 7 nci maddede yer alan ortalama ücret toplamı üst sınırlarını; anılan fıkralarda belirlenmiş olan artış oranı ile 8 inci madde uyarınca verilecek enflasyon farkını yansıtacak şekilde yeniden belirler ve duyurur. ” hükmü yer almaktadır.

Buna göre, 1/1/2016-30/6/2016 döneminde geçerli olmak üzere;

a) 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 154 üncü maddesi uyarınca aylık gösterge tablosunda yer alan rakamlar ile ek gösterge rakamlarının aylık tutarlara çevrilmesinde uygulanacak aylık katsayısı (0,088817), memuriyet taban aylığı göstergesine uygulanacak taban aylık katsayısı (1,390277), iş güçlüğü, iş riski, temininde güçlük ve mali sorumluluk zamlarının aylık tutarlara çevrilmesinde uygulanacak yan ödeme katsayısı ise (0,028165) olarak belirlenmiştir.

b) 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 3 üncü maddesinin (c) bendi uyarınca sözleşmeli olarak çalıştırılan personelin ücret tavanı 4.861,63 TL’ye yükseltilmiştir.

c) 6/6/1978 tarihli ve 7/15754 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla yürürlüğe konulan Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esasların 3 üncü maddesinin ikinci fıkrasında yer alan ücret tavanı 4.334,03 TL’ye yükseltilmiştir.

ç) Mevzuatı uyarınca istihdam edilen sözleşmeli personelin hizmet sözleşmesi esaslarında yer alan ve 3/7/2015 tarihli ve 6235 sayılı Bakanlığımız Genelgesinin 1 inci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendiyle yükseltilmiş bulunan taban ve tavan ücretleri %6,90 oranında artırılmıştır.

d) Mevzuatı uyarınca vize edilmiş sözleşmeli personel pozisyonlarının, anılan Genelgenin 1 inci maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendiyle yükseltilmiş bulunan taban ve tavan ücretleri %6,90 oranında artırılmıştır.

e) Çeşitli statülerde 2015 yılında sözleşmeli olarak çalıştırılanlardan 2016 yılında da görevlerine devam etmeleri ilgili kamu idarelerince uygun görülenlerin, söz konusu Genelgenin 1 inci maddesinin ikinci fıkrasının (f) bendiyle yükseltilmiş bulunan mevcut brüt sözleşme ücretleri %6,90 oranında artırılmıştır.

f) 21/10/2011 tarihli ve 2011/T-20 sayılı Yüksek Planlama Kurulu Kararma ekli (EK-I)’de gösterilen grupların 31/12/2015 tarihi itibarıyla en düşük ve en yüksek temel ücretleri ile bu gruplara göre temel ücreti belirlenen personelin anılan tarih itibarıyla geçerli olan temel ücretleri %6,90 oranında artırılmıştır.

g) 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin kapsamı dışında kalan kamu iktisadi teşebbüsü ve bağlı ortaklıklarında (özelleştirme kapsam ve programında bulunanlar dahil) çalışan sözleşmeli personelin 31/12/2015 tarihi itibarıyla geçerli olan sözleşme ücretleri %6,90 oranında artırılmıştır. Ancak, bunların sözleşme ücreti tutarları, ilgili dönemde anılan Kanun Hükmünde Kararnamenin eki (II) sayılı cetvele dahil emsali personelin toplam sözleşme ücreti tutarını geçmeyecektir.

ğ) 8/2/2002 tarihli ve 2002/3729 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının 2 nci maddesinde yer alan ortalama ücret toplamı üst sınırı 8.847,04 TL’ye yükseltilmiş ve 3 üncü maddesi kapsamındaki personelin mali ve sosyal hakları ise bu maddede yer alan usul ve esaslar dahilinde %6,90 oranında artırılmıştır.

2- Söz konusu Toplu Sözleşmede yer alan diğer bazı hükümlere ilişkin olarak 1/1/2016-31/12/2017 döneminde;

a) 659 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 14 üncü maddesi uyarınca yapılacak vekalet ücretiödemelerinde, anılan maddenin ikinci fıkrasının (b) bendindeki “10.000” gösterge rakamı yerine “15.000” gösterge rakamı esas alınacaktır.

b) Ayın ve haftanın bazı günleri ya da günün belirli saatleri gibi kısmi zamanlı çalışanlar ile parça başı ücret vermek suretiyle istihdam edilenler hariç olmak üzere 657 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin (C) fıkrasıhükmüne istinaden yürürlüğe konulan Bakanlar Kurulu kararları kapsamında kamu kurum ve kuruluşlarında istihdam edilen geçici personele, “1.800” gösterge rakamının memur aylık katsayısıyla çarpımı sonucu bulunacak tutarda ek ödeme verilecektir. Ek ödemeden mevzuatta öngörülen kesintiler yapılacaktır.

c) 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 4 üncü maddesi uyarınca ödenmekte olan toplu sözleşme ikramiyesi, 750 gösterge rakamının memur aylık katsayısıyla çarpımı sonucu bulunacak tutar esas alınarak ödenecektir.

ç) 457 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameyle 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye eklenen ek geçici madde, 458 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameyle 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa eklenen mülga ek geçici madde ve 459 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamemle 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanununa eklenen ek geçici madde hükümleri uyarınca anılan ek geçici maddeler kapsamında belirtilen (sözleşmeli subay, sözleşmeli astsubay, uzman jandarma ve uzman erbaşlar dahil) ve bu ek geçici maddeler ile 2/2/2005 tarihli ve 5289 sayılı Kanun hükümlerinden yararlanmamış olanlardan 15/1/2016 tarihinde görevde bulunanlar (aylıksız izinde bulunanlar dahil) ile bunlardan anılan tarihten önce emekli, adi malullük, vazife malullüğü aylığı bağlananlar ile dul ve yetim aylığı alanlara, mali haklarına bu tarihten itibaren yansıtılmak suretiyle ilave bir derece verilecektir.

d) 2006/10344 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Devlet Memurlarına Ödenecek Zam ve Tazminatlara İlişkin Karara ekli (II) ve (III) sayılı Cetvel kapsamında;

1) Kamu İktisadi Teşebbüslerinde görev yapan başmüdür, kombina, fabrika, müessese ve işletme müdürlerinin dereceleri itibarıyla yararlanmakta oldukları tazminat oranlarına 10 puan,
2) Sivil savunma uzmanı kadrosunda bulunanların dereceleri itibarıyla yararlanmakta oldukları tazminat oranlarına 5 puan,
3) Şef kadrolarında bulunanların dereceleri itibarıyla yararlanmakta oldukları tazminat oranlarına 7 puan,
4) 657 sayılı Kanunun geçici 41 inci maddesi uyarınca araştırmacı unvanlı memur kadrolarına atanmış olanların dereceleri itibarıyla yararlanmakta oldukları tazminat oranlarına 5 puan,
5) Mübaşir kadrolarında bulunanların dereceleri itibarıyla yararlanmakta oldukları tazminat oranlarına 5 puan,
6) 657 sayılı Kanunun 152 nci maddesinin “II- Tazminatlar” kısmının “(A) Özel Hizmet Tazminatı” bölümünün (i) bendinde yer alan uzman ve denetmenlerin dereceleri itibarıyla yararlanmakta oldukları tazminat oranlarına 10 puan ve bunların yardımcılarına ise 7 puan,
7) 6283 sayılı Hemşirelik Kanunu kapsamında uzman hemşire ve 1219 sayılı Tababet ve Şuabatı San’atlarının Tarzı İcrasına Dair Kanun kapsamında uzman ebe unvanını ihraz edenlerin dereceleri itibarıyla yararlanmakta oldukları tazminat oranlarına 5 puan,
8) İtfaiye amiri, itfaiye çavuşu, itfaiye onbaşısı ve itfaiye eri ile zabıta amiri, zabıta komiseri, zabıta komiser yardımcısı ve zabıta memuru kadrolarında bulunanların dereceleri itibarıyla yararlanmakta oldukları tazminat oranlarına 5 puan,
9) Orman muhafaza memuru kadrolarında bulunanların dereceleri itibarıyla yararlanmakta oldukları tazminat oranlarına 5 puan,
10) Eğitim görevlisi kadrolarında bulunanların dereceleri itibarıyla yararlanmakta oldukları din hizmetleri tazminatı oranlarına 15 puan,
11) Murakıp kadrolarında bulunanların dereceleri itibarıyla yararlanmakta oldukları din hizmetleri tazminatı oranlarına 7 puan,
12) Vaiz kadrolarında bulunanların dereceleri itibarıyla yararlanmakta oldukları din hizmetleri tazminatı oranlarına 10 puan,
13) Turizm araştırmacılarından anılan Toplu Sözleşmenin Üçüncü Kısım Onbirinci Bölümünün 5 inci madde hükümlerinden yararlananlara dereceleri itibarıyla yararlanmakta oldukları tazminat oranlarına 10 ve diğerlerine ise 20 puan,
ilave edilecektir.

e) 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye ekli (I) sayılı Cetvele göre;

1) Kamu İktisadi Teşebbüslerinde 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararname kapsamında görev yapan grup başmühendisi, başmühendis, başmimar, mühendis, mimar ve veteriner hekim pozisyonlarında bulunan sözleşmeli personelin yararlanmakta oldukları ek ödeme oranına 12 puan,
2) Koruma ve güvenlik görevlisi kadro ve pozisyonlarında bulunanların yararlanmakta oldukları ek ödeme oranına 5 puan,
3) İl nüfus ve vatandaşlık müdürü kadrolarında bulunanların yararlanmakta oldukları ek ödeme oranına 10 puan,
4) T.C. Devlet Demiryolları İşletmesi Genel Müdürlüğünde 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararname kapsamında görev yapan makinistlerin yararlanmakta oldukları ek ödeme oranına 10 puan,
ilave edilecektir.

f) Kamu kurum ve kuruluşlarının yurtdışı teşkilatlarında sözleşmeli personel pozisyonlarında görev yapan personel de 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 8 inci maddesi kapsamında verilen aile yardımı ödeneğinden aynı usul ve esaslar dahilinde yararlandırılacaktır.

g) 4/4/2005 tarihli ve 2005/8681 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla yürürlüğe konulan Geliştirme Ödeneği Ödenmesine Dair Karar uyarınca geliştirme ödeneği ödemeleri sona erecek olanların bu ödemelerine 31/12/2017 tarihine kadar devam edilecektir.

3- Anılan Toplu Sözleşmede, 1/1/2016-31/12/2017 döneminde maktu olarak verilmesi öngörülen ilave ücretler, bu ücretlerden faydalanacak olan kamu görevlilerinin diğer mali haklarından bağımsız olarak ve toplu sözleşmede öngörülen tutarlar üzerinden yasal kesintiler yapıldıktan sonra ayrıca ödenecektir.

4- 2014 ve 2015 Yıllarını Kapsayan 2. Dönem Toplu Sözleşmede yer alan hükümlerden aynı şekilde 2016 ve 2017 Yıllarını Kapsayan 3. Dönem Toplu Sözleşmede de yer alanlar, 2015 yılında olduğu gibi aynı usul ve esaslar çerçevesinde uygulanmaya devam edilecektir.

B) 2016 Yılı Merkezi Yönetim Geçici Bütçe Kanununda Yer Alan Bazı Hükümler

18/12/2015 tarihli ve 6654 sayılı 2016 Yılı Merkezi Yönetim Geçici Bütçe Kanununun 3 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendinde, 2015 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanununa bağlı (K) işaretli cetvelin “II. Konferans Ücreti” ile “III. Fazla Çalışma Ücreti” bölümleri ile aynı cetvelin “IV. Diğer Ödemeler”bölümünün dördüncü, onaltıncı, onyedinci, onsekizinci ve yirminci fıkralarında yer alan tutarların 1/1/2016-31/3/2016 döneminde yüzde 6,8 oranında artırılarak uygulanması hükme bağlanmış bulunmaktadır.

Bu kapsamda, anılan dönemde 2015 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanununa bağlı (K) işaretli cetvelin;

1- “II. Konferans Ücreti” bölümünde her bir konferans için belirlenmiş olan 22,25 Türk Lirası 23,76 Türk Lirası olarak,

2- “III. Fazla Çalışma Ücreti” bölümünün “(A) Saat Başı Fazla Çalışma Ücreti” kısmının;

a) Birinci fıkrasında saat başı fazla çalışma ücreti olarak belirlenmiş olan 1,63 Türk Lirası 1,74 Türk Lirası olarak,
b) İkinci fıkrasının, (a), (b) ve (c) bentlerinde saat başı fazla çalışma ücreti olarak belirlenmiş olan 1,71 Türk Lirası 1,83 Türk Lirası olarak, (ç), (e) ve (g) bentlerinde saat başı fazla çalışma ücreti olarak belirlenmiş olan 1,63 Türk Lirası 1,74 Türk Lirası olarak, (d) ve (f) bentlerinde saat başı fazla çalışma ücreti olarak belirlenmiş olan 2,80 Türk Lirası 2,99 Türk Lirası olarak,
c) Üçüncü fıkrasında saat başı fazla çalışma ücreti olarak belirlenmiş olan 6,72 Türk Lirası 7,18 Türk Lirası olarak,
3- “III. Fazla Çalışma Ücreti” bölümünün “(B) Aylık Maktu Fazla Çalışma Ücreti” kısmında aylık maktu fazla çalışma ücreti olarak belirlenmiş olan 217 Türk Lirası 231,76 Türk Lirası olarak, 233 Türk Lirası 248,84 Türk Lirası olarak, 258 Türk Lirası 275,54 Türk Lirası olarak, 291Türk Lirası 310,79 Türk Lirası olarak, 347 Türk Lirası 370,60 Türk Lirası olarak, 403 Türk Lirası 430,40 Türk Lirası olarak ve 536 Türk Lirası 572,45 Türk Lirası olarak,

4- “IV. Diğer Ödemeler” bölümünün;

a) Dördüncü fıkrasında yer alan 1.410 Türk Lirası 1.505,88 Türk Lirası olarak,

b) Onaltıncı fıkrasında yer alan 98 Türk Lirası 104,66 Türk Lirası olarak,

c) Onyedinci fıkrasında yer alan 236 Türk Lirası 252,05 Türk Lirası olarak,

ç) Onsekizinci fıkrasında yer alan 112 Türk Lirası 119,62 Türk Lirası olarak,

ç) Yirminci fıkrasında yer alan 11,60 Türk Lirası 12,39 Türk Lirası olarak,

uygulanacaktır.

C) Diğer Hususlar

1- 2016 yılında asgari geçim indiriminin hesaplanmasında esas alınacak brüt asgari ücret tutarı 1.647 TL’dir.

2- 1/1/2016 tarihinden itibaren işçilere ödenecek kıdem tazminatının yıllık tavan tutarı 4.092,53 TL’dir.

3- 19/4/1990 tarihli ve 3628 sayılı Kanun uyarınca yürürlüğe konulan Mal Bildiriminde Bulunulması Hakkında Yönetmeliğin 8 inci maddesi uyarınca Bakanlığımızca ilan edilmesi gereken genel idare hizmetleri sınıfında birinci derecenin birinci kademesindeki şube müdürüne ödenen her türlü zam ve tazminatlar dahil net aylık tutarı, 1/1/2016 tarihi itibarıyla 3.839,10 TL’dir.

4- Aylık ve ücretlerin hesaplanması, yukarıdaki maddelerde yer alan açıklamalar dikkate alınmak suretiyle gerçekleştirilecek olup, 1/1/2016-14/1/2016 tarihleri arasındaki fark tutarları ise hesaplanmalarını müteakiben ödenecektir.

Gereğini arz / rica ederim.

Maliye Bakanı

Naci AĞBAL

 

malihaklar

 

 

Dövizle Askerlikte Bin Euro’dan Herkes Yararlanamayacak

Tasarıda, Askerlik Kanununda yapılan yeni düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarihten önce dövizli askerlik hizmetinden yararlanmak üzere başvuranların da bin Euro ödeyerek askerlik hizmetini yerine getirmiş sayılacağı vurgulanıyor.

Hükumetin seçim döneminde vaat ettiği ve uzun zamandır beklenen yurt dışında yaşayan yükümlülerin dövizli askerlik düzenlemesi maalesef hayal kırıklığı yarattı.
Askerlik Kanunununda değişiklik öngören kanun tasarısı ile dövizli askerlik bedelinin, 6 bin Euro’dan bin Euro’ya düşürülmesi ile ilgili haber Türkiye dışında yaşayanları heyecanlandırmıştı.
Ancak Milliyet’in haberine göre; önceki akşam TBMM Başkanlığı’na sunulan tasarıda bedelli askerlik düzenlemelesi beklentileri karşılamıyor.

Askerlik Kanunu’ndaki mevcut hükümler uyarınca 6 bin Euro’ya dövizli askerlik uygulaması sürecek.
Ancak belli koşulları taşıyanlar dövizli askerlik imkanından 6 bin yerine bin Euro karşılığı yararlanacak.
İşte o şartlar:
– Yurtdışında doğarak ya da kanuni rüşt yaşına kadar ikamet etme amacıyla yabancı bir ülkeye giderek oturma ya da çalışma izni ile yurtdışında yaşıyor olmak veya kanuni rüşt yaşına kadar Türk vatandaşlığının yanında başka bir ülkenin de vatandaşlığını kazanmış olmak.

– Başvuru sırasında bulunulan yaşın en az yarısı kadar süre ile yabancı ülkede ikamet etmiş olmak.

– Kanuni rüşt yaşına kadar alınan eğitimin en az 5 yıllık bölümünü yabancı ülkede tamamlamış olmak.

– Başvuru tarihi itibarıyla halen yurtdışında yaşıyor olmak.

Bu düzenlemeye göre kamuoyunda ”ithal damat” olarak bilinen evlilik yoluyla yurtdışına gidenler bu haktan yararlanamıyor.
Yurt dışına sonradan aile birleşimi yada farklı vesileler ile göç edenler bu şartları yerine getiremediği için yine eskiden olduğu gibi 6 bin Euro ödemek zorunda kalacaklar.
Yani kısaca bu düzenleme büyük oranda Türkiye dışında doğup büyüyenleri kapsıyor.
Tasarıda, Askerlik Kanununda yapılan yeni düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarihten önce dövizli askerlik hizmetinden yararlanmak üzere başvuranların da bin Euro ödeyerek askerlik hizmetini yerine getirmiş sayılacağı vurgulanıyor.
Ayrıca tasarıda daha önce fazladan yapılmış ödemelerin iade edilmeyeceği açıkça ifade ediliyor.

 

dövizliaskerliktenyararlanma