Dövizle Askerlikte Bin Euro’dan Herkes Yararlanamayacak

Tasarıda, Askerlik Kanununda yapılan yeni düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarihten önce dövizli askerlik hizmetinden yararlanmak üzere başvuranların da bin Euro ödeyerek askerlik hizmetini yerine getirmiş sayılacağı vurgulanıyor.

Hükumetin seçim döneminde vaat ettiği ve uzun zamandır beklenen yurt dışında yaşayan yükümlülerin dövizli askerlik düzenlemesi maalesef hayal kırıklığı yarattı.
Askerlik Kanunununda değişiklik öngören kanun tasarısı ile dövizli askerlik bedelinin, 6 bin Euro’dan bin Euro’ya düşürülmesi ile ilgili haber Türkiye dışında yaşayanları heyecanlandırmıştı.
Ancak Milliyet’in haberine göre; önceki akşam TBMM Başkanlığı’na sunulan tasarıda bedelli askerlik düzenlemelesi beklentileri karşılamıyor.

Askerlik Kanunu’ndaki mevcut hükümler uyarınca 6 bin Euro’ya dövizli askerlik uygulaması sürecek.
Ancak belli koşulları taşıyanlar dövizli askerlik imkanından 6 bin yerine bin Euro karşılığı yararlanacak.
İşte o şartlar:
– Yurtdışında doğarak ya da kanuni rüşt yaşına kadar ikamet etme amacıyla yabancı bir ülkeye giderek oturma ya da çalışma izni ile yurtdışında yaşıyor olmak veya kanuni rüşt yaşına kadar Türk vatandaşlığının yanında başka bir ülkenin de vatandaşlığını kazanmış olmak.

– Başvuru sırasında bulunulan yaşın en az yarısı kadar süre ile yabancı ülkede ikamet etmiş olmak.

– Kanuni rüşt yaşına kadar alınan eğitimin en az 5 yıllık bölümünü yabancı ülkede tamamlamış olmak.

– Başvuru tarihi itibarıyla halen yurtdışında yaşıyor olmak.

Bu düzenlemeye göre kamuoyunda ”ithal damat” olarak bilinen evlilik yoluyla yurtdışına gidenler bu haktan yararlanamıyor.
Yurt dışına sonradan aile birleşimi yada farklı vesileler ile göç edenler bu şartları yerine getiremediği için yine eskiden olduğu gibi 6 bin Euro ödemek zorunda kalacaklar.
Yani kısaca bu düzenleme büyük oranda Türkiye dışında doğup büyüyenleri kapsıyor.
Tasarıda, Askerlik Kanununda yapılan yeni düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarihten önce dövizli askerlik hizmetinden yararlanmak üzere başvuranların da bin Euro ödeyerek askerlik hizmetini yerine getirmiş sayılacağı vurgulanıyor.
Ayrıca tasarıda daha önce fazladan yapılmış ödemelerin iade edilmeyeceği açıkça ifade ediliyor.

 

dövizliaskerliktenyararlanma

 

 

Boşanma Davalarında Eşlere İlişkin Geçici Önlemler

Eşlerin barınmasına ilişkin geçici önlemler

a) Barınmaya ilişkin geçici önlemler

b) Aile konutuna ilişkin geçici önlemler

-Eşlerin geçimine ilişkin geçici önlemler

a) Tedbir nafakasının niteliği

b) Tedbir nafakasında istek

c) Tedbir nafakasında süre

d) Tedbir nafakasında kararın kapsamı

e) Tedbir nafakasında usul

-Eşlerin mallarının yönetimine ilişkin geçici önlemler

a) Türk Kanunu Medenisine göre

b) Türk Medeni Kanununa göre

c) Birlikte açılan davaların incelenmesi

-Boşanma davasında diğer geçici önlemler

a) Genel olarak

b) Yabancı unsurlu boşanma davalarında geçici önlemler

c) Ailenin korunmasına dair kanuna göre alınan önlemler

d) Eşler birlikte yaşarken alınan önlemler

e) Birlikte yaşamaya ara verilmesinde alınan önlemler

f) Tasarruf yetkisinin sınırlanması

-Boşanma davasında çocuklara ilişkin geçici önlemler

a) Genel olarak

b) Bir tarafın himayesine bırakmak

c) Kişisel ilişkiyi düzenlemek

d) Tedbir nafakası vermek

e) Mallarına ilişkin önlem alman

f) Çocuk kaçırmada önlem

Bütün bu başlıkları mümkün olduğunca ileri ki yazılarımızda tek tek ele alacağız.

Türk Medeni Kanuna göre eşlere yönelik olarak örnek verilen önlemler şunlardır.

-Eşlerin barınmasına ilişkin geçici önlemler

a) Barınmaya ilişkin geçici önlemler

b) Aile konutuna ilişkin geçici önlemler

 

-Eşlerin geçimine ilişkin geçici önlemler

a) Tedbir nafakasının niteliği

b) Tedbir nafakasında istek

c) Tedbir nafakasında süre

d) Tedbir nafakasında kararın kapsamı

e) Tedbir nafakasında usul

 

-Eşlerin mallarının yönetimine ilişkin geçici önlemler

a) Türk Kanunu Medenisine göre

b) Türk Medeni Kanununa göre

c) Birlikte açılan davaların incelenmesi

 

-Boşanma davasında diğer geçici önlemler

a) Genel olarak

b) Yabancı unsurlu boşanma davalarında geçici önlemler

c) Ailenin korunmasına dair kanuna göre alınan önlemler

d) Eşler birlikte yaşarken alınan önlemler

e) Birlikte yaşamaya ara verilmesinde alınan önlemler

f) Tasarruf yetkisinin sınırlanması

 

-Boşanma davasında çocuklara ilişkin geçici önlemler

a) Genel olarak

b) Bir tarafın himayesine bırakmak

c) Kişisel ilişkiyi düzenlemek

d) Tedbir nafakası vermek

e) Mallarına ilişkin önlem alman

f) Çocuk kaçırmada önlem

 

Bütün bu başlıkları mümkün olduğunca ileri ki yazılarımızda tek tek ele alacağız.

 

geçiciönlemler

 

 

 

 

 

 

Tarıma Elverişli Olmayan Taşınmazlar

Türk Hukuk Sisteminde, köy boşluklarını düzenleyen herhangi bir hüküm bulunmamaktadır

Tarıma elverişli olmayan arazilerin mahiyet ve nitelikleri itibariyle olağanüstü zamanaşımı yolu ile kazanılmaları mümkün değildir. Bu tür yerler Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerdir. Ancak, kanunların açıkça düzenlediği ve izin verdiği hallerde kazanılmaları mümkün olabilir.

 

– Ekilemez arazi

Kadastroca tespit ve sınırlandırmaya tabi tutulmayan paftasında ekilemez arazi niteliğiyle tespit dışı bırakılmak suretiyle kadastro işlemi yapılan yerler için kullanılmaktadır.

 

-Boz ve hali yerler

Boz ve hali yerler, köy orta mallarından değillerdir. Boz ve hali arazi bu niteliği ile Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden sayılmaz.

 

-Taşlık ve kayalıklar

Tarıma elverişli olmayan kayalık, taşlık, çakıllık ve dağlık alanlar Devletin hüküm ve tasarrufu alanındaki sahipsiz yerlerdir. Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki bu tür yerlerin doğal yapıları gereği olağanüstü zamanaşımı yoluyla kazanılmaları mümkün değildir.

 

-Çalılık ve fundalıklar

Orman sayılmayan bu tür yerler kural olarak Devletin hüküm ve tasarrufu altında sayılır. Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki bu tür yerlerin olağanüstü zamanaşımı yoluyla kazanılmaları mümkün değildir. Ancak 3402 sayılı KK.’nun 17. maddesinde yazılı koşullar altında para ve emek sarf edilerek kültür (ekin)  arazisi haline getirilmeleri ve 20 yıldan fazla süreyle tasarruf edilmiş olmaları halinde kazanılması mümkün olabilir.

 

-Köy boşlukları

Türk Hukuk Sisteminde, köy boşluklarını düzenleyen herhangi bir hüküm bulunmamaktadır. Köy boşluğu kavramı, Yargıtay uygulamaları ve kararları ile kabul edilmiş ve yerleşmiştir. Uygulamada mülkiyeti Hazineye ait bu tür yerler köy boşluğu olarak nitelendirilmektedir. Hiç kimse tarafından kazanılmayan yerlerin mülkiyeti hazineye aittir.

 

Kaynak: Süleyman Sapanoğlu – Tapu İptali ve Tescil Davaları (Yargıtay 8. H.D. Onursal Başkanı)

 

tarımauygunolmayan

Eylemli Ayrılık Sebebiyle Boşanma

Eylemli ayrılığa dayalı olarak boşanmaya karar verilebilmesi için gerekli koşullar şunlardır

 

Eylemli ayrılık sebebiyle boşanma 4721 sayılı Türk Medeni Kanunun düzenlediği mutlak boşanma sebeplerindendir. Aynı zamanda bir genel boşanma sebebidir.

Eylemli ayrılığa dayalı olarak boşanmaya karar verilebilmesi için gerekli koşullar şunlardır:

 

-Reddedilmiş bir boşanma davası bulunmalıdır.

a) Herhangi bir ret kararına dayanılabilir.

b) Her türlü ret kararı dayanak olabilir.

c) Dayanak ret kararı kesinleşmiş olmalıdır.

d) Dayanak ret kararı kesinleşmemişse.

e) Başka sebeple bekleme süresinde açılmış ve sonuçlanmış dava engel oluşturamaz.

 

-Ret kararının kesinleşmesinden sonra ortak hayatın kurulamamış olmalıdır.

a) Ortak hayat yeniden kurulmamış olmalıdır.

b) Ortak hayatın yeniden kurulmamış sayılmadığı durumlar

c) Ortak hayatın yeniden kurulmadığını ispat.

 

-Ret kararının kesinleşmesinden sonra üç yıl geçmiş olmalıdır.

a) Salt fiili ayrılık

b) Dayanak ret kararının kesinleşmesinden sonra 3 yıl geçmişse

c) Dayanak ret kararının kesinleşmesinden sonra 3 yıl geçmemişse.

 

-Usul Hükümleri

a) Taraflar.

b) Davanın konusuz kalması.

 

eylemliayrılık

 

 

 

Tapu Kaydı Sayılan Belgeler

Süresinde tapu dairesine verilen Hazine- Hassa defterleri tapu kaydı niteliğindedir

-Onanmış Yoklama Kayıtları

Osmanlı döneminde 1872 yılından itibaren yazımla görevlendirilen kurullar toprakların, mahalle ve köy esası üzerinde yazımına başlamış ve aralıklarla devam eden uğraşılar ile yoklama defterleri düzenlenmiştir. Bu defterler, bağlı oldukları kaza ve liva meclisi idaresince onanmasıyla geçerli bir kayıt sayılmıştır.

-Süresinde tapu dairelerine devredilmiş vakıf defterlerinde yazılı kayıtlar

1875 ve 1876 tarihli fermanlar uyarınca çıkarılan talimatlarla, müstesna vakıflar hariç olmak üzere diğer vakıf taşınmazları ait tapu idaresinden yapılması ve mütevelliler tarafından verilen temessükler yerine tapu senedi verilmesi hükme bağlanmıştı.  1913 yılında çıkarılan Emvali Gayrimenkullerin Tasarrufu Hakkındaki Kanunla tapu dairelerine devredilmiştir. Süresinde tapu idarelerine devredilen vakıf defterlerinde yazılı kayıtlar tapu kaydı hükmünde mülkiyet belgeleridir.

-Mütevellileri tarafından tapu dairelerine devredilmiş temessük kayıtları

Temessük kaydı süresinde tapu idaresine devredilmiş ise, Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 1964 yılında verdiği karar doğrultusunda tapu kaydı sayılır.

-Tapu dairelerine devredilmiş Hazine-i Hassa defterleri

Süresinde tapu dairesine verilen Hazine- Hassa defterleri tapu kaydı niteliğindedir.

Kaynak: 

Süleyman Sapanoğlu (Yargıtay 8. H.D. Onursal Başkanı) / Bilge Yayınları 2015

 

tapukaydı

 

Emekli Çalışanlara Kıdem Tazminatı Alma Tüyoları

Emeklilerin kıdem tazminatı almalarını sağlayacak tüyoları açıklayalım.

Emekliler, emekli olduktan sonra çalışmak isterlerse iki türlü çalışabilirler. Birincisi sosyal güvenlik destek primi ödeyerek çalışabilirler. İkincisi emekli maaşlarının kesilmesini talep edip bütün sigorta kollarına ait primleri ödeyerek çalışabilirler. Emekli çalışanların büyük çoğunluğu emekli maaşını kestirmeden çalışmaya devam ediyorlar. İşyerlerinden ayrılırken de haklı bir sebepleri olmuyor. Dolayısıyla işten kendi isteği ile sebepsiz ayrılıyorlar. Durum böyle olunca da emekliler kıdem tazminatına hak kazanamıyor. Emeklilerin kıdem tazminatı almalarını sağlayacak tüyoları açıklayalım.

Bir dilekçe vermek yeterli
Emekli çalışanlarımızın çok fazla bilmediği ancak onlara büyük avantaj sağlayabilecek bir yöntemi açıklayalım. Örneğin emekliliğiniz üzerinden 3 yıl geçti ve siz hala sosyal güvenlik destek primi ödeyerek aynı işyerinde çalışıyorsunuz. Normal şartlarda haklı bir sebep olmadan işi bırakıp bu üç yıl için kıdem tazminatı alamazsınız. Burada izleyeceğiniz yol, bir dilekçeyle emekli maaşınızı kestirmek ve normal çalışan statüsünde çalışmak istediğinizi Sosyal Güvenlik Kurumu il veya merkez müdürlüklerine başvurup bu durumu ayrıca işvereninize de bildireceksiniz. Bunun üzerine işvereniniz sizin primlerinizi emekli olarak değil de normal çalışan olarak yatırmaya başlayacak. Sizde bunun üzerine tekrar emeklilik için başvurduğunuzda kıdem tazminatına hak kazanacaksınız. Emekli maaşını kestirmeden çalışanlar bu taktiği uygulayarak normalde kendi istekleriyle işi bırakarak alamayacakları örneğimizde olduğu gibi üç yıllık kıdem tazminatını birkaç bürokratik işlemle almaları mümkün olacaktır.

Emekli kadının evlenmesinde kıdem tazminatı
Emekli olan kadınlar çeşitli nedenlerle tekrar çalışmaya başlayabiliyorlar. Emekli kadın işçi emekli olarak çalışmaya devam ederken tekrar evlenirse kıdem tazminatın almaya hak kazanır. Bunun için kadının işyerindeki çalışma süresi bir yıl ve üzerinde olması gerekiyor. Bir diğer şart da kadının evlendiği tarihten itibaren bir yıl içerisinde işten ayrılması gerekiyor.

http://www.gunes.com/yazarlar/arif–temir/emekli-calisanlara-kolay-kidem-tazminati-alma-tuyolari-645386

 

Kat Karşılığı İnşaat
Ağca Hukuk ve Danışmanlık

Emeklilik İçin Borçlanma Yapacaklar Acele Etmeli

geçmişte staj girişi olan kadın sigortalılar, staj girişi ile ilk kez uzun vadeli sigorta kollarına tabi olarak çalıştıkları süre içerisindeki doğumlarını borçlanma hakkına sahiptirler.

Asgari ücretin 1 Ocak 2016 itibarıyla 1.300 TL olacak olması çalışanlar tarafından sevinçle karşılandı. Sosyal güvenlik sistemi açısından asgari ücret çok önemli bir parametre. Dolayısıyla 1 Ocak’tan itibaren sosyal güvenlik sisteminde bu çok önemli parametrede yaklaşık yüzde 30’luk bir artış olacağı için borçlanma yapacakların da elini çabuk tutmasında fayda var. Avukatlık stajı, ücretsiz izin süreleri, kadın sigortalıların doğum sonrası çalışılmayan günleri, erkek sigortalıların ise askerlik süreleri borçlanılabilmektedir.

DOĞUM YAPANLAR DİKKAT!

Şartları sağlayan bir kadın sigortalının her bir doğum için en fazla 720 gün borçlanma yapma hakkı vardır. Bugün itibarıyla bir günlük doğum borçlanması yapmak isteyen sigortalı 13,58 TL ödemek zorundadır. 2 yıllık borçlanma yapacak kadın sigortalının ödemesi gereken rakam 9 bin 777 TL’dir. Bu rakam Ocak 2016 itibarıyla günlük 17,5 TL’ye yükselecek. Dolayısıyla 2 yıllık borçlanma yapmak isteyen kadın sigortalı 12 bin 639 TL ödemek durumunda kalacak.

HAK, ÜÇ ÇOCUĞA ÇIKARILDI

SGK geçtiğimiz dönemde doğum borçlanması hakkını üçe çıkardı. Buna göre, gerekli şartları sağlayan bir kadın sigortalı üç doğum için toplamda altı yıllık borçlanma hakkına sahiptir. Diğer yandan evlat edinilmesi halinde de doğum borçlanması yapmak mümkündür. Diğer yandan geçmişte staj girişi olan kadın sigortalılar, staj girişi ile ilk kez uzun vadeli sigorta kollarına tabi olarak çalıştıkları süre içerisindeki doğumlarını borçlanma hakkına sahiptirler.

Sigortalılık tarihini öne çeker

Doğum borçlanmasında yalnızca prim ödeme gün sayısı artmaktadır. Askerlik borçlanması yapan bir kişi ise hem prim ödeme gün sayısını artırmakta, hem de sigortalılık tarihini öne çekmektedir. 1111 sayılı Askerlik Kanunu gereğince, askerlik hizmetini er veya erbaş olarak ifa edenler askerlik sürelerinin tamamını veya bir kısmını, yedek subay olarak askerlik yapanlar ise yedek subay okulu süresini borçlanabilmektedirler.

1.800 liralık avantaj

15 aylık askerliğini borçlanacak bir kişi bugün 6 bin 112 TL ödemek durumundayken borçlanmanın Ocak 2016 ve sonrasında yapılması halinde bu rakam 7 bin 899 TL’ye yükselecek. Yaklaşık 1.800 TL fazla ödeyecek.

Kaynak:
http://www.sgkrehberi.com/haber/75209/

 

emekliler

Anlaşmalı Boşanma

Anlaşmalı boşanma davasında verilen kararın uzun süre sonra tebliğe çıkarılması açıklanan iradenin samimi olmadığının göstergesi sayılır

Anlaşmalı boşanma 4721 sayılı Türk Medeni Kanunun düzenlediği genel boşanma sebeplerindendir.

Anlaşmalı boşanma için yasa koyucunun gerçekleşmesini istediği koşullar şunlardır:

-Evlilik Süresi

Türk Medeni Kanunu anlaşmalı boşanma için evliliğin en az bir yıl sürmüş olmasını istemektedir.

Eşlerin bir yıllık süreyi birlikte geçirmiş olmaları gerekli değildir.

 

-Başvurma

a) Eşlerin birlikte başvurmaları

b) Eşlerden birinin açtığı davayı (TMK 166 f. I hükmüne göre) diğer eşin kabul etmesi

c) Davanın iflas idaresine yöneltilmesi

 

-Tarafların Dinlenmesi

a) Taraflar bizzat dinlenmelidir

b) Tarafların imzaları alınmalıdır

c) Eşlerden biri vesayet altında ise TMK 166 f. I hükmüne göre inceleme yapılmalıdır.

d) Saik dikkate alınmalıdır.

 

-Tarafların İradelerinin Serbestçe Açıklandığına Kanaat Getirilmesi

a) Genel olarak

Anlaşma boşanma davasında boşanma kararı verilebilmesi için hakimin, bizzat tarafları dinleyerek iradelerin serbestçe açıklandığına kanaat getirmesi gerekiyor.

b) Kararın uzun süre sonra tebliğe çıkarılması

Anlaşmalı boşanma davasında verilen kararın uzun süre sonra tebliğe çıkarılması açıklanan iradenin samimi olmadığının göstergesi sayılır.

 

-Düzenlemenin Uygun Bulunması

a) Her hususta anlaşma sağlanmalıdır.

b) Düzenlemede değişiklik yapılırken tarafların görüşü alınmalıdır.

c) Düzenleme dışı karar verilmemelidir.

d) Düzenleme uygulanabilir olmalıdır.

e) Mal rejimin tasfiyesi anlaşma kapsamında değildir.

 

anlaşmalıboşanma