Tapu Vekaleti Verirken Dikkat Edilecek Hususlar

Satış, bağış, taksim, hisse devri, miras intikali başta olmak üzere, bir çok tapu işlemini siz kendiniz değil de vekalet verdiğiniz şahıs üzerinden yürütüyorsanız şu hususlara mutlaka dikkat etmelisiniz.

Satış, bağış, taksim, hisse devri, miras intikali başta olmak üzere, bir çok tapu işlemini siz kendiniz değil de vekalet verdiğiniz şahıs üzerinden yürütüyorsanız şu hususlara mutlaka dikkat etmelisiniz.

-Hangi konularda yetki verildiği dikkat edilerek vekaletname imzalanmalıdır.

-Tapuda; konut veya arsanız ile ilgili olarak yapılacak işlemler konusunda vekalet verirken, vekaletname ile vekile hangi yetkileri verdiğinize çok iyi dikkat edilmesi gerekiyor. Vekaletname kapsamı, süre, işlem mahalli belirlenmelidir.

-Olumsuz durumlarla karşılaşmamak için, tapu işlemleri konusunda verilecek vekaletin, ‘işlem yapılacak il – ilçe’, ‘süre’ ve ‘şartlı’ olarak verilmesi yararımızadır.

-Pafta Ada ve parsel numarası gibi veya bağımsız bölüm numarasını belirten bilgilerin yer alması önemli bir unsurdur. Bu bilgiler verilerek yazılan bir vekalet sadece o taşınmazı kapsar. Aksi takdirde eğer verdiğiniz tüm ilçe için yetkilendirme yapıyorsa, vekil olan kişi o ilçede yer alan tüm taşınmazları satabilir.

Vekilin azli halinde, azil durumunu tapu müdürlüğüne resmi olarak bildirilmelidir. Ayrıca, vekil tayin ettiğiniz kişiyi azletmek etmek istiyorsanız, azil yönündeki resmi beyanınızın ilgili tapuya en kısa zamanda bildirilmesi gerekmektedir. Azlin, sadece vekil tayin edilen kişiye bildirilmesi yeterli olmayıp, ilgili tapuya gidilerek, vekilin azledildiği hususunun tapu müdürlüğünde işleme alınması da önemlidir.

-Vekaletnameler yetkili merciler tarafından düzenlenmiş olmalıdır. Türkiye’de Noterler, yurt dışında Konsolosluklar, ya da Elçilikler veya Noter görevi yapan birimler yetkili mercilerdir.

-Yurt dışında düzenlenmiş bulunan vekaletnamelerin, düzenleyen merci veya tasdik merdinin imza ve mührünün tasdiki, ancak vekaletnamenin içeriği tanzim şekli ile yetkilinin imza ve mühründe tereddüt edilmesi halinde Bölge Müdürlüğü aracı ile merkeze intikali sağlanmalıdır.

-Vekaletnamelerin, nüfus hüviyet cüzdanı yada pasaporta göre düzenlenmiş olduğu, Vekaletnamelerde, müvekkilin fotoğrafının yapıştırılmış olması aranmalıdır.

-Fotokopi vekaletnamelerde fotoğrafın açıklıkla belirlenememesi durumunda, ayrıca fotoğraf yapıştırılması ve bunun noter tarafından tasdikinin yapılmış olduğu görülmelidir.

-Vekaletnameler “düzenleme” şeklinde yapılmış olmalı, istem konusu işlemle ilgili yetki açık olarak belirtilmelidir.
Vekaletnamede yetkisi vekil devir yetkisi var ise, dayanağı vekaletnamenin ekli olduğu, Vekil müvekkilin malı kendisi almak istiyorsa; bu konuda özel yetkinin varlığı veya satış bedelinin belirtilmiş olması aranır.

-Şartlı vekaletnamelerde, söz konusu şartlara uygun hareket edilip edilmediği, işlem konusu edilen taşınmaz vekaletnamede belirtilmiş ise, taşınmazla ilgili detaylı bilginin varlığı  kontrol edilmelidir.

-Vekaletname yabancı dilden çevrilmiş ise, noterce aslına uygunluğunun tasdik edildiği, umumi vekaletname ile gayrimenkul satışı için özel yetki gerektiği ve vekaletnamenin fotoğraflı olması hususuna dikkat edilmesi gerektiği, vekaletnamenin düzenlendiği tarih ile taşınmazın edinildiği tarih karşılaştırılmalı.

tapu vekaleti
Ağca Hukuk ve Danışmanlık

Mirasımı Sadece Eşime Bırakmak İstiyorum

Mahfuz hisseden geri kalan ve tasarruf nisabı dediğimiz bölümü bırakabilirsiniz.
Ama tümden çocuklarınızı mirasınızdan tümden mahrum bırakmak söz konusu değil.

Turgut Baylan: Merhaba Avukat Hanım.
Yaşım sekseni geçti.
3 evladım ve bir eşim var.
Yalnız bu eşim çocuklarımın anası değil.
İkinci eşim.
Yaklaşık 20 yıldır da bana bakıyorum.
Bu sebeple oturduğum ahde vefa olarak eşime bırakmak istiyorum.
Çocuklarımın bu evden hak talep etmemesi için ne yapmalıyım?

Av. Özlem Ağca: Merhaba.
Evin tamamını eşinize bırakamazsınız.
Miras payları içinde dokunulamayacak paylar var.
İlerlerde vefatınız halinde çocuklarınız sizin mirasçınız.
Eşinizin miras payı dairenin dörtte biri.
Dörtte üç evlatlarınızın payı.
Bunun yarısı mahfuz hisse, yani yukarıda belirttiğim gibi dokunulmayacak pay.
Mahfuz hisseden geri kalan ve tasarruf nisabı dediğimiz bölümü bırakabilirsiniz.
Ama tümden çocuklarınızı mirasınızdan tümden mahrum bırakmak söz konusu değil.

soruları cevaplıyor
Ağca Hukuk ve Danışmanlık

Sözlü Vasiyetnamenin Gerçekleşmesi Ve İptali Durumu

Miras-bırakanın bu açıklamaları olağan üstü bir durumda yaptığını da eklemeleri gerekiyor.

Sözlü vasiyetnamenin şartları nelerdir?

Medeni Kanun,

-Yakın ölüm halleri

-İrtibatın kesilmesi

-Hastalık

-Savaş gibi olağan üstü durumlarda sözlü vasiyet şeklini kabul edebiliyor.

Sözlü vasiyetname nasıl gerçekleşir?

Miras-bırakanın vasiyetini iki tanığa açıklaması ve tanıkların bu açıklamaya dayanarak uygun bir vasiyetname yazması ile gerçekleşiyor.

Sözlü vasiyetname nasıl resmiyet kazanır?

Tanıklar, miras-bırakanın kendilerine açıkladıkları sözlü beyanları derhal bir kağıda zaman belirterek (yıl,gün,saat) yazmaları gerekiyor. Daha sonra her ikisi de altına imzalarını atıp, sulh hakimine veya asliye mahkemesine vermeleri gerekiyor. Miras-bırakanın bu açıklamaları olağan üstü bir durumda yaptığını da eklemeleri gerekiyor.

Sözlü vasiyetnamenin iptali nasıl olur?

-Miras-bırakan yeni bir vasiyetname yaparak önceki vasiyetnameden her zaman dönebilir.

-Vasiyetnamenin tamamından veya bir kısmından dönülebilir.

-Miras-bırakan, yok etmek suretiyle de vasiyetnameden dönebilir.

sözlü vasiyetname
Ağca Hukuk ve Danışmanlık

Kurban Bayramınız Kutlu Olsun

Sevdiklerinizle beraber güzel zamanlar geçirmeniz dileği ile bayramınız kutlu ve mutlu olsun…

Ağca Hukuk ve Danışmanlık Bürosu olarak bütün İslam aleminin Kurban Bayramını kutlarız.

Temennimiz herkesin kazasız belasız huzurlu bir bayram tatili geçirmesidir.

Sevdiklerinizle beraber güzel zamanlar geçirmeniz dileği ile bayramınız kutlu ve mutlu olsun…

Av. Özlem Ağca

agcahukuk@gmail.com

0312-2447535

kurban bayramı
Ağca Hukuk ve Danışmanlık

Asgari Geçim İndirimi

Aylıksız izinde ücretlinin herhangi bir şekilde işvereninden aylık maaş alması söz konusu değildir.

Dolayısıyla, aylık maaş ödemesi olmadığı için, ödenmeyen ücret üzerinden gelir vergisi kesintisi yapılması da söz konusu değildir.

Asgari geçim indiriminden kimler yararlanabilir?
Asgari geçim indiriminden;
-Ücretleri gerçek usulde vergilendirilen tam mükellef gerçek kişiler.

-Kesintiye tabi tutulmamış ücret gelirlerini yıllık beyanname ile bildirenler.

-Gelir Vergisi Kanununun 61. maddesi kapsamında ücret kapsamında değerlendirilen ücret geliri elde edenler yararlanır.

Asgari geçim indiriminden kimler yararlanamaz?
Asgari geçim indiriminden;
– Kazançları basit usulde tespit edilen ticaret erbabı yanında çalışanlar.

– Özel hizmetlerde çalışan şoförler.

– Özel inşaat sahiplerinin ücretle çalıştırdığı inşaat işçileri.

– Gayrimenkul sermaye iradı sahibi yanında çalışanlar.

– Gerçek ücretlerinin tespitine imkan olmaması sebebiyle, Danıştay’ın müspet mütalaasıyla, Maliye Bakanlığınca bu kapsama alınanlar.

– Ücret geliri elde etmeyen diğer gerçek kişiler.

– Dar mükellefiyet kapsamında ücret geliri elde edenler.

– Başka bir kanun hükmü uyarınca ücretlerinden gelir vergisi kesinti yapılmayanlar yararlanamazlar.

Kimler çalışmayan eş statüsündedir?
Sadece aktif ücretli olarak çalışan eş, çalışan eş statüsündedir.
Örneğin eşiniz serbest avukat ya da serbest doktor olarak çalışıyorsa bu eş, asgari geçim indirimin hesabında çalışmayan
eş olarak dikkate alınacaktır.

Örneğin eşiniz ücretli olarak devlet hastanesinde çalışıyorsa bu çalışan eş statüsünde dikkate alınacaktır.

Asgari geçim indirimi tutarı nasıl hesaplanır?
Asgari geçim indirimi, ücretin elde edildiği takvim yılı başında geçerli olan ve sanayi kesiminde çalışan 16 yaşından büyük
işçiler için uygulanan asgari ücretin yıllık brüt tutarına;
-Mükellefin kendisi için % 50’si,
-Çalışmayan ve herhangi bir geliri olmayan eşi için % 10’u,
-Çocukların her biri için ayrı ayrı olmak üzere; ilk iki çocuk için % 7,5’i,
-Diğer çocuklar için % 5’i, olmak üzere ücretlinin şahsi ve medeni durumu dikkate alınarak hesaplanan indirim oranlarının
uygulanması sonucu bulunacak matrahın, gelir vergisi tarifesinin birinci gelir dilimine karşılık gelen %15’lik oranla
çarpımı suretiyle bulunan tutarın 12’ye bölünmesi sonucu her aya isabet eden tutar hesaplanır.

Hesaplanan bu tutar ise ödenecek vergiden mahsup edilir.

Ancak, ödenecek asgari geçim indirimi tutarı aylık asgari ücret üzerinden hesap edilen vergiden fazla olamayacaktır.

Medeni durum ve çocuk sayısının değişmesi
Ücretliler, medeni durumları ve çocuk sayıları ile eşinin iş ve gelir durumu hakkında “Aile Durumu Bildirimi” ile işverenlerine bildirimde bulunacaklardır.

Bu değişiklikleri işverene bir ay içerisinde bildireceklerdir.

Asgari geçim indirimi oranını etkileyen değişiklikler, söz konusu değişikliğin işverene bildirildiği tarih itibariyle uygulanacaktır.

Doğum nedeniyle ücretsiz izine ayrılan memur
Aylıksız izinde ücretlinin herhangi bir şekilde işvereninden aylık maaş alması söz konusu değildir.

Dolayısıyla, aylık maaş ödemesi olmadığı için, ödenmeyen ücret üzerinden gelir vergisi kesintisi yapılması da söz konusu değildir.

Sonuç olarak, aylıksız izine ayrılan hizmet erbabının asgari geçim indirimden yararlanması mümkün değildir.

Ücretlinin izinli veya ücretsiz izinli olması
Raporlu ve izinli olunan dönemde de ücret alınması ve bu ücretten gelir vergisi kesilmesi halinde asgari geçim indiriminden
yararlanılabilir.

Ancak ücretsiz izinli olunan dönemde gelir vergisi kesintisi yapılmadığı için asgari geçim indiriminden yararlanılamayacaktır.

Yıl içinde iş-yeri ve işvereni değişen ücretliler
Yıl içinde iş-yeri ve işvereni değişen ücretliler, yeni iş-yerlerinde veya işverenleri nezdinde çalışmaya başladıkları aydan
itibaren asgari geçim indiriminden yaralanmaya devam edeceklerdir.

Engellilik indiriminden faydalananlar
Engellilik indirimi bulunan ücretlinin gelir vergisi matrahı hesaplanırken engellilik indirimi de mahsup edilecek, engellilik
indiriminin mahsubundan sonra kalan gelir vergisi matrahı üzerinden hesaplanan gelir vergisi tutarından da yıllık asgari
geçim indirimi tutarının 1/12’si mahsup edilecektir.

Mahsup edilecek tutar, kalan gelir vergisi tutarını aşamayacak ve asgari geçim indirimi farkı diğer dönemlerde de değerlendirilmeyecektir.
Ödenecek asgari geçim indirimi tutarı, aylık asgari ücret üzerinden hesap edilen vergiden fazla olamayacaktır.

Sosyal güvenlik destek primi ödeyenler asgari geçim indiriminden yararlanabilir mi?
Sosyal güvenlik destekleme primi ödemek suretiyle çalışanlar ile kurumların yönetiminde görevli olanlar da genel hükümlere
göre asgari geçim indiriminden yararlanacaklardır.

Buna göre; asgari geçim indirimi uygulamasından ücretleri gerçek usulde vergilendirilen gerçek kişiler yararlanabileceğinden, emekli olduktan sonra yeniden çalışmaya başlanarak, gerçek usulde ücret geliri elde edilmesi durumunda, asgari geçim indiriminden yararlanılması mümkün bulunmaktadır.

İşverenler, asgari geçim indirimini ücretliye ödemedikleri takdirde ne tür cezai işlem uygulanacaktır?
İşverenler tarafından hizmet erbabının ücret gelirlerinden kesilen gelir vergisinden mahsup edilen asgari geçim indirimi
tutarının, o ay ki ücretiyle birlikte ücretliye nakden ödenmesi gerekir.

Aksi takdirde, ücretliye nakden ödenmeyen asgari geçim indirimi, işverenler tarafından haksız yere yapılan bir
mahsup işlemi niteliği taşıyacak ve tevkif suretiyle kesilen verginin bu tutar kadar olan kısmı, muhtasar beyanname ile
eksik beyan edilmiş olacaktır.

asgari geçim
Ağca Hukuk ve Danışmanlık

İş Kazası ve Meslek Hastalığı Durumu

Tedavi gördüğü hekimden, tedavinin sona erdiğine ve çalışabilir olduğuna dair belge almaksızın çalışan sigortalıya geçici
iş göremezlik ödeneği ödenmez, ödenmiş olanlar da yersiz yapılan ödeme tarihinden itibaren geri alınır.

Gelir nedir?
İş kazası veya meslek hastalığı halinde sigortalıya veya sigortalınınölümü halinde hak sahiplerine, yapılan sürekli ödemeye
gelir denir.

Kısa vadeli sigorta kollarında dikkate alınmayan süreler nelerdir?
Kısa vadeli sigorta kolları bakımından;
a) Herhangi bir sebeple silah altına alınan sigortalının askerlikte geçen hizmet süresi,
b) Hükümlülükle sonuçlanmayan tutuklulukta geçen süre,
c) İş kazası, meslek hastalığı, hastalık ve analık sigortalarından geçici iş göremezlik ödeneği alan sigortalının iş göremediği
süre,
d) Sigortalının greve iştirak etmesi veya işverenin lokavt yapması hallerinde geçen süre,
18. maddede belirtilen çalışma sürelerine girmediği gibi, iş göremezliğin başladığı veya hastalığın anlaşıldığı yahut doğumun olduğu tarihten önceki bir yılın hesabında da dikkate alınmaz.

İş kazasının işverenin kastı ile meydana gelmesi durumunda işverene yaptırım var mıdır?
İş kazası ve meslek hastalığı, işverenin kastı veya sigortalıların sağlığını koruma ve iş güvenliği mevzuatına aykırı bir hareketi sonucu meydana gelmişse, Kurumca sigortalıya veya hak sahiplerine bu Kanun gereğince yapılan veya ileride yapılması gereken ödemeler, Kurumca işverene ödettirilmektedir.

İş kazasının süresi içinde bildirilmemesi
(4/a) kapsamındaki sigortalıların iş kazası geçirmeleri halinde yasal sürelerde işverence bildirim yapılmaması durumunda,
bildirimin Kuruma yapıldığı tarihe kadar sigortalıya ödenecek geçici iş göremezlik ödeneğinin Kurumca işverenden tahsil edilmesi için gerekli işlemler yapılacaktır. (4/b) kapsamındaki sigortalıya iş kazası bildirimini yapana kadar geçen
süreler için iş göremezlik ödeneği ödenmez ödenmiş olanlarda geri alınır.

İş kazasının sigortalının kendisinden kaynaklanan sebeplerle meydana gelmesi
Sigortalının aşağıdaki sayılan nedenlerden dolayı iş kazasına veya meslek hastalığına uğraması, hastalanması, tedavi süresinin uzaması veya iş göremezliğin artması hallerinde geçici iş göremezlik ödeneği veya sürekli iş göremezlik geliri;
a) Sigortalının iş kazası, meslek hastalığı, hastalık ve analık nedeniyle hekimin bildirdiği tedbir ve tavsiyelere uymaması
sonucu tedavi süresinin uzamasına veya iş göremezlik oranının artmasına, malul kalmasına neden olması halinde, uzayan
tedavi süresi veya artan iş göremezlik oranı esas alınarak dörtte birine kadarı Kurumca eksiltilir.
b) Ağır kusuru yüzünden iş kazasına uğrayan, meslek hastalığına tutulan veya hastalanan sigortalının kusur derecesi esas
alınarak üçte birine kadarı Kurumca eksiltilir.
c) Kasti bir hareketi yüzünden iş kazasına uğrayan, meslek hastalığına tutulan, hastalanan veya Kurumun yazılı bildirimine
rağmen teklif edilen tedaviyi kabul etmeyen sigortalıya, yarısı tutarında ödenir.
d) Tedavi gördüğü hekimden, tedavinin sona erdiğine ve çalışabilir olduğuna dair belge almaksızın çalışan sigortalıya geçici
iş göremezlik ödeneği ödenmez, ödenmiş olanlar da yersiz yapılan ödeme tarihinden itibaren geri alınır.

iş kazası durumu
Ağca Hukuk ve Danışmanlık

Çalışanlarda Hastalık Hali Durumu

İşten çıkış yapıldığı tarihten sonra 9 gün içinde açılan istirahat raporları çalışır raporu alıncaya kadar süre sınırlaması olmaksızın ödenir.

SGDP’li olarak çalışanlar rapor ücreti alır mı?
Emekli olup da Kanunun 4/1-a kapsamında çalışmaya devam eden sigortalılar iş kazası ve meslek hastalığı sigortasından
yararlanarak rapor ücreti alırken, emekli olup da 4/1-b kapsamında çalışan sigortalılar kısa vadeli sigorta kollarından yararlanamaz ve dolayısıyla rapor ücreti alamamaktadır.

Rapor ücreti almak için gerekli prim gün sayısı
Rapor ücreti alabilmek için raporun alındığı tarihten geriye doğru 1 yıl için en az 90 gün kısa vadeli sigorta primi yatırılmış
olmalıdır.
Ancak iş kazası sigortasından verilen raporlar bakımından, herhangi bir prim şartı aranmaz.

Raporların kaç günü ödenir?
Hastalıktan alınan raporların ödemesi raporun 3. gününden itibaren ödemeye başlanılır.

Ancak analık ve iş kazasıyla ilgili rapor ücretleri her gün için ödenir.

İşten ayrıldıktan sonra kaç gün içinde alınan raporlar ödenir?
İşten çıkış yapıldığı tarihten sonra 9 gün içinde açılan istirahat raporları çalışır raporu alıncaya kadar süre sınırlaması olmaksızın ödenir.

Kontrollü raporların ödemesi nasıl yapılır?
Sigortalının kontrole gitmesi şartıyla hiçbir şart aranmadan kontrollü raporlar ödenir.
Yatarak ve ayakta tedavilerde rapor ücreti
Rapor ücreti rapor alınan tarihten önceki son bir yıl içindeki 3 aylık prime göre hesaplanır.
Geriye doğru 3 aylık primin ortalaması alınır, tedavi ayakta olmuşsa bu miktarın 2/3’si, tedavi yatarak olmuşsa yarısı ödenir.

hastalık hali
Ağca Hukuk ve Danışmanlık

Çalışan Kadınlarda Analık Hali Durumu

Prim, ikramiye ve bu nitelikteki arızi ödemeler dikkate alınmış ise ödenek ve gelire esas alınacak günlük kazanç, ücret
toplamının ücret alınan gün sayısına bölünmesiyle hesaplanacak günlük kazanca, % 50 oranında bir ekleme yapılarak
bulunan tutardan çok olamaz.

Hastalık ve analıkta geçici iş göremezlik ödeneği verilebilmesi
Geçici iş göremezliğin başladığı tarihten önceki 1 yıl içinde en az 90 gün Kısa Vadeli Sigorta primi ödenmiş olması gerekmektedir.

Geçici iş göremezlik ödeneğinin ödenmesi
a ) İstirahat raporlarını
b) Çalışmadığına dair yazıyı
c) Sigortalının ödenek hesabına esas alınan döneme ilişkin net kazanç tutarını kuruma ibraz etmek zorundadır.

Sigortalının sigortalılığı ne zaman sona erer?
Hastalık ve analık hükümlerinin uygulanmasında sigortalılık niteliğinin ödenen primin ilişkin olduğu günü takip eden 10. günden başlanarak yitirilmiş sayılacaktır.

Ancak, sigortalının ilgili kanunlar gereği sigortalının ücretsiz izinli olması, greve iştirak etmesi veya işverenin lokavt yapması hallerinde, bu hallerin sona ermesini takip eden onuncu günden başlanarak sigortalılık niteliğini yitirmiş sayılacaktır.

İşten çıkışlarda emzirme ödeneği alınabilir mi?
Sigortalı kadına veya sigortalı olmayan eşinin doğum yapması nedeniyle sigortalı erkeğe emzirme ödeneği verilebilmesi için,
a) (4/a)lı sigortalar için doğumdan önceki bir yıl içinde en az 120 gün kısa vadeli sigorta kolları primi bildirilmiş olması,
b) (4/b)li sigortalılar için doğumdan önceki bir yıl içinde en az 120 gün kısa vadeli sigorta kolları primi yatırılmış ve genel
sağlık sigortası primi dahil prim ve prime ilişkin her türlü borçlarının ödenmiş olması şarttır.

Emzirme ödeneğine hak kazanan sigortalılardan, sigortalılığı sona erenlerin, bu tarihten başlamak üzere üç yüz gün içinde çocukları doğarsa, sigortalı kadın veya eşi analık sigortası haklarından yararlanacak sigortalı erkek, doğum tarihinden önceki on beş ay içinde en az 120 gün prim ödenmiş olması şartıyla emzirme ödeneğinden yararlandırılır.

Rapor parası nasıl hesap edilir?
İş kazası, meslek hastalığı, hastalık ve analık hallerinde verilecek ödeneklerin veya bağlanacak gelirlerin hesabına esas
tutulacak günlük kazanç;
İş kazasının veya doğumun olduğu tarihten, meslek hastalığı veya hastalık halinde ise iş göremezliğin başladığı tarihten
önceki bir yıldaki son üç ay içinde hesaplanacak prime esas kazançlar toplamının, bu kazançlara esas prim ödeme gün
sayısına bölünmesi suretiyle hesaplanır.

On iki aylık dönemde çalışmamış ve ücret almamış olan sigortalı, çalışmaya başladığı ay içinde iş kazası veya meslek hastalığı nedeniyle iş göremezliğe uğrarsa verilecek ödeneklerin veya bağlanacak gelirlerin hesabına esas günlük kazanç;
Çalışmaya başladığı tarih ile iş göremezliğin başladığı tarih arasındaki sürede elde ettiği prime esas günlük kazanç toplamının, çalıştığı gün sayısına bölünmesi suretiyle; çalışmaya başladığı gün iş kazasına uğraması halinde ise aynı veya emsal işte çalışan benzeri bir sigortalının günlük kazancı esas tutulur.
4. maddenin birinci fıkrasının (a) bendi gereği sigortalı sayılanların ödenek veya gelire esas günlük kazançlarının hesabında;
Prim, ikramiye ve bu nitelikteki arızi ödemeler dikkate alınmış ise ödenek ve gelire esas alınacak günlük kazanç, ücret
toplamının ücret alınan gün sayısına bölünmesiyle hesaplanacak günlük kazanca, % 50 oranında bir ekleme yapılarak
bulunan tutardan çok olamaz.

analık hali
Ağca Hukuk ve Dnışmanlık

Emlak Vergisi ve Belediye Gelirleri

Bina veya arazinin maliki, varsa intifa hakkı sahibi, her ikisi de yoksa bina veya arazide malik gibi tasarruf edenlerdir.

Bir bina veya arazide paylı mülkiyet halinde malik olanlar hisseleri oranında mükelleftirler.

Emlak Vergisinin konusu nedir?
Türkiye sınırları içinde bulunan bina, arsa ve araziler emlak vergisinin konusuna girmektedir.

Emlak Vergisinin konusun giren bina, arsa ve arazi tabirleri ile ne kast edilmektedir?
Bina: Yapıldığı madde ne olursa olsun, gerek karada gerek su üzerindeki sabit inşaatın hepsidir.
Yüzer havuzlar, sair yüzer yapılar, çadırlar ve nakil vasıtalarına takılıp çekilebilen seyyar evler ve benzerleri bina sayılmaz.

Arazi: Sınırları yeterli vasıtalarla belirlenmiş, yatay ve düşey sınırları bulunan yeryüzü parçasıdır.
Arsa: Belediye sınırları içinde Belediyece parsellenmiş arazi arsa sayılır.

Bina ve arazi vergisinin mükellefleri kimlerdir?
Bina veya arazinin maliki, varsa intifa hakkı sahibi, her ikisi de yoksa bina veya arazide malik gibi tasarruf edenlerdir.

Bir bina veya arazide paylı mülkiyet halinde malik olanlar hisseleri oranında mükelleftirler.
Bina ve arazi vergisi mükellefiyeti;
a) Emlak Vergisi Kanununun 33. maddesinin (1) ila (7) numaralı fıkralarında yazılı vergi değerini değiştiren sebeplerin
doğması halinde bu değişikliklerin meydana geldiği ve aynı maddenin (8) numaralı fıkrasında yazılı halde ise bu duruma
bağlı olarak takdir işleminin yapıldığı tarihi,
b) Dört yılda bir yapılan takdir işlemlerinde takdir işleminin yapıldığı tarihi,
c) Muafiyetin sona erdiği tarihi, takip eden bütçe yılından itibaren başlar.

Yanan, yıkılan, tamamen kullanılmaz hale gelen veya vergiye tabi iken muaflık şartlarını kazanan binalardan dolayı mükellefiyet, bu olayların vuku bulduğu tarihi takip eden taksitten itibaren sona erer.

Oturulması ve kullanılması kanunların verdiği yetkiye dayanılarak yasak edilen binaların vergileri, mükelleflerce, durumun belediyeye bildirilmesi veya ilgili belediyece re’sen tespit edilmesi üzerine, bu olayların vuku bulduğu tarihlerden sonra gelen taksitlerden itibaren, bu hallerin devam ettiği sürece alınmaz.

Vergi değerini değiştiren sebepler nelerdir?
Vergi değerini değiştiren sebepler aşağıda gösterilmiştir.
a) Yeni bina inşa edilmesi.
b) Bir binanın yanması, yıkılması suretiyle veya sair sebeplerle tamamen veya kısmen harap olması veya binada mevcut
asansör veya kalorifer tesislerinin kısmen veya tamamen kaldırılması.
c) Bir binanın kullanış tarzının tamamen değiştirilmesi veya bir binanın ikamete mahsus mahallerinden bir kısmının dükkan,
mağaza, depo gibi ticaret ve sanat icrasına mahsus mahaller haline kabul edilmesi.
d) Arazinin hal ve heyetinde değişik olması.
e) Bir binanın mütemmimi durumunda olan arazinin mütemmim durumundan çıkması veya bir arazi ve arsanın bina
mütemmimi durumuna girmesi.
f) Bir bina veya arazinin taksim veya ifraz edilmesi veya mükellefinin değişmesi.
g) Müteaddit arazi ve arsaların tek bir arazi ve arsa haline getirilmesi veya müteaddit hisselere ayrılmış olan bir binanın
bütün hisselerinin birleştirilmesi.
h) Herhangi bir sebep yüzünden bir şehir, kasaba veya köyün tamamında devamlı olmak üzere bina ve arazinin değerlerinde % 25’i aşan oranda artma veya eksilme olması.

emlak vergisi
Ağca Hukuk ve Danışmanlık

Evliliğin İptali Davası

Mutlak butlan sebebiyle dava açabilmek için evliliğin bir tarafı olmak şart değil. Herhangi bir aile bireyi bu davayı açabildiği gibi, Cumhuriyet savcıları da açabilir. Mutlak sebeplerle evliliğin iptali davasında süre kısıtlaması yoktur.

Evliliğin iptali davası nedir?

Evliliğin iptali boşanma değildir.Türk Medeni Kanunu bireylere evliliğin iptali hakkını tanımaktadır.  Evliliğin iptali, hukuken geçersiz olarak yapılan veya sonradan geçersiz hale gelen bir evliliğin mahkeme kararı ile iptal edilmesidir.

Evliliğin iptalinin şartları nelerdir?

1) Mutlak Butlan (Mutlak geçersizlik sebepleri)

Mutlak butlan sebebiyle dava açabilmek için evliliğin bir tarafı olmak şart değil. Herhangi bir aile bireyi bu davayı açabildiği gibi, Cumhuriyet savcıları da açabilir. Mutlak sebeplerle evliliğin iptali davasında süre kısıtlaması yoktur.

Medeni Kanun’da belirlenmiş olan mutlak butlan sebepleri şunlardır:

-Eşlerden birinin, evlilik sırasına zaten evli olması,
-Eşlerden birinin, evlilik sırasında sürekli olarak temyiz kudretinden (ayırt etme gücünden) yoksun olması,
-Eşlerden birinin, evlenmeye engel bir akıl hastalığının bulunması,
-Eşler arasında evliliğe engel teşkil edecek bir hısımlık (akrabalık) bulunması.

2) Nispi Butlan (Nispi geçersizlik sebepleri)

Nispi sebeplere dayalı evliliğin iptali davası sebebin öğrenilmesinden itibaren 6 ay içerisinde açılması gerekir.

Nispi butlan sebepleri şunlardır:

-Küçük veya kısıtlının, yasal temsilcisinin izni olmadan evlenmesi,
-Eşlerden birinin, evlilik sırasında geçici olarak temyiz kudretinden (ayırt etme gücünden) yoksun olması,
-Yanılma (evlilik istemediği halde yanılarak evlenme, yanılgı sonucunda istenmeyen kişiyle evlenme ve evlendiği kişinin çok önemli bir niteliğinde yanılgıya düşme halleri)
-Aldatma (evlendiği kişin onur ve namusu konusunda aldatılma veya ağır ve tehlikeli bir hastalığın gizlenmesi sonucunda evlenme halleri)
-Korkutma (kendisinin veya yakınlarının hayatına, sağlığına veya onur ve haysiyetine yönelik ciddi bir tehlike ile korkutulma sonucunda evlenme hali)

iptali davası
Ağca Hukuk ve Danışmanlık