Hayata Kast Sebebiyle Boşanma

Ceza Mahkemesinin boşanma davasına konu olan eylem hakkında maddi olayı tespit eden karar hukuk hâkimini bağlayacağından ceza davasının sonucu beklenerek deliller birlikte değerlendirilerek bir hüküm verilmelidir.

Hayata kast karı veya kocadan birinin, diğer eşi öldürmek amacıyla yaptığı eylemlerdir. Hayata kast özel ve mutlak nitelik taşıyan bir boşanma sebebidir.

Hayata kast sebebiyle boşanma davasında usul hükümleri davanın tarafları, kusur unsuru, miras hukuku ve ilişkisi, bekletici mesele ayrımlamasına göre ele alınır.

Davanın Tarafları:
Hayata kast sebebiyle boşanma davası hayata kast eylemi gerçekleştirene karşı diğer eş tarafından açılabilir.

Kusur Unsuru:
Hayata kast sebebiyle boşanma kusura dayanan boşanma sebebi olduğu için akıl hastası veya ayırt etme gücünden yoksun eşe karşı hayata kast sebebiyle boşanma davası açılamaz.

Miras Hukuku Ve İlişkisi:
Kasten ve haksız yere adam öldürmeye teşebbüsün boşanma hukukunun yanı sıra miras hukuku yönünden de doğurduğu sonuçlar vardır.

Eylemin teşebbüs aşamasında kalmasının önemi yoktur.
Mahkûmiyet zorunlu değildir.
Genel af, özel af veya zamanaşımı gibi sebeplerle sanığa ceza verilmemiş, ceza ortadan kalkmış olsa bile kasten ve haksız yere öldürmeye teşebbüs eylemi bu hallerde bir mirastan yoksunluk sebebidir.

Türk Medeni Kanunu’nun 578. Maddesi hükmüne göre aşağıdaki kimseler, mirasçı olamayacakları gibi; ölüme bağlı tasarrufla herhangi bir hak da iddia edemezler:

a.)Miras bırakanı kasten ve hukuka aykırı olarak öldüren veya öldürmeye teşebbüs edenler,

b.)Miras bırakanı kasten ve hukuka aykırı olarak sürekli şekilde ölüme bağlı tasarruf yapamayacak duruma getirenler,

c.)Miras bırakanın ölüme bağlı bir tasarruf yapmasını veya böyle bir tasarruftan dönmesini aldatma, zorlama veya korkutma yoluyla sağlayanlar ve engelleyenler,

d.)Miras bırakanın artık yeniden yapamayacağı bir durumda ve zamanda ölüme bağlı bir tasarrufu kasten ve hukuka aykırı olarak ortadan kaldıranlar veya bozanlar.

Bekletici Mesele:  
Ceza Mahkemesinin boşanma davasına konu olan eylem hakkında maddi olayı tespit eden karar hukuk hâkimini bağlayacağından ceza davasının sonucu beklenerek deliller birlikte değerlendirilerek bir hüküm verilmelidir.

.hayata kast

Pek Kötü Veya Onur Kırıcı Davranış Sebebiyle Boşanma

Türk Ceza Kanunun 232. Maddesine göre aynı konutta birlikte yaşadığı kişilerden birine karşı kötü muamelede bulunan kimse 2 aydan 1 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

Evlenmeyle eşler arasında evlilik birliği kurulmuş olur. Taraflar, bu birliğin mutluluğunu elbirliğiyle sağlamakla yükümlüdürler.

Pek kötü veya onur kırıcı davranışlar evlilik birliğini ve bu birliğin mutluluğunu temelden sarsan unsurlardır.

Pek kötü veya onur kırıcı davranış sebebiyle boşanma Türk Medeni kanunun düzenlediği özel boşanma sebeplerindendir.

Öncelikle pek kötü davranışlar neymiş onlara bakalım.

Zulüm,
Cinsi ilişkide pek fazla ileri gitmek,
İşkence,
Ağır eziyet,
Aç bırakmak,
Acımasızca dövmek,

Onur kırıcı davranışta ise hakaret örneğini verebiliriz.

Hukuk sistemimiz tokatlama ve hafif yaralamayı tekrarlanmadığı sürece zulüm ve işkence olarak görmüyor.

Öğretide işkenceye örnek olarak;

Acımasızca dövmek,
Aç bırakmak,
Hastalık aşılamak,
Aşırı derecede cinsel ilişkide bulunmak,
Mahzene kapatma,
Soğuk taş üzerinde çıplak bırakmak,
Hapsetmek,
Anormal cinsel ilişkiye zorlama eylemleri verilmekte.

Ancak şu duruma da dikkat çekmekte fayda var; Bu durum kötü muamelenin cezasız kaldığı anlamına gelmesin.

Türk Ceza Kanunun 232. Maddesine göre aynı konutta birlikte yaşadığı kişilerden birine karşı kötü muamelede bulunan kimse 2 aydan 1 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

Onur kırıcı davranışa yönelik uygulamalardan bazı örnekler verecek olursak;

Kocanın, karısına sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiğini devamlı olarak tekrarlayarak ona hakaret etmesi,

Pazar yerinde kocaya şerefsiz namussuz diye hakaret edilmesi,

Karısının bakire olmadığını kahvehanede açıklamak,

Eşini peşinde hafiye diye dolaştırmak eylemlerini verebiliriz. (Boşanma Tazminat ve Nafaka Hukuku, Ömer Uğur Gençcan)

Pek kötü veya onur kırıcı davranış sebebiyle boşanma davasında usul hükümleri şunlardır:

Davanın tarafları
Kusur unsuru
Kusur kıyaslaması
Dava hakkının ortadan kalkması
Hüküm

.onur kırıcı

Suç İşleme Sebebiyle Boşanma

Suç işleme sebebiyle açılan boşanma davasında başka sebeple boşanma kararı verilemez.

Suç işleme sebebiyle boşanma, 4721 sayılı Türk Medeni Kanununda nisbi boşanma sebebi haline getirilmiştir.

Suç işleme yine aynı kanunda özel boşanma sebeplerindendir.

Türk Medeni Kanunun 163. maddesine hükmüne göre, eşlerden biri küçük düşürücü bir suç işlerse; bu sebeplerden ötürü her zaman diğer eş boşanma davası açabilir.

Küçük düşürücü suç kavramı;
-Hem yüz kızartıcı
-Hem de bu nitelikte olmayan diğer cürümleri kapsamaktadır.

Davanın usul hükümleri ayrımlaması:
Davanın tarafları
Kusur unsuru
Süre
Çekilmezlik koşulu
Bekletici sorun
Evlenmeden suç işlenmesi
Terzil edici niteliğin mutlaklığı sorunu
Velayet

Usul hükümlerine ilişkin başka bir yazımda ayrıntılı değerlendirmelerde bulunacağım.

Suç işleme sebebiyle açılan boşanma davasında başka sebeple boşanma kararı verilemez.

Boşanma davası birden fazla sebeple açılmışsa her biri hakkında ayrı ayrı hüküm kurulur veya kurulmalıdır.

suç işleme

Haysiyetsiz Hayat Sürme Sebebiyle Boşanma

Haysiyetsiz hayat sürme sebebiyle boşanma davasındaki usul hükümleri:
Davanın tarafları
Kusur unsuru
İspat yükü
Çekilmezlik koşulu
Evlenmeden önceki haysiyetsiz yaşam
Süre
Velayet

Haysiyetsiz hayat sürme Türk Medeni Kanunun düzenlediği özel boşanma sebeplerindendir.

Türk Medeni Kanunun 163. Maddesi hükmünde yer alan haysiyetsizlik veya yasadaki haliyle haysiyetsiz hayat sürme toplumdaki anlayışa göre belli bir süreden beri devamlı olarak namus, şeref ve haysiyet kavramlarıyla bağdaşmayacak şekilde yaşamaktır.

Bu tanımlamaya göre bu kavram takdiri bir kavramdır.
Birkaç örnek verecek olursak;
Randevu evi işletme
Ayyaşlık
Kumarbazlık
Homoseksüellik
Uyuşturucu bağımlısı olmak
Gönül tellallığı örneklerini vermek mümkündür.

Haysiyetsiz hayatın iki unsuru vardır:
Şeref ve namus kayıtlarından uzak davranış
Süreklilik

Haysiyetsiz hayat sürmenin boşanma sebebi sayılabilmesi için yukarıda örneğini verdiğim unsurların,
-Devamlılık göstermesi
-Bu biçimdeki davranışın bir yaşam biçimi olarak benimsenmiş olması gerekiyor.

Haysiyetsiz hayat sürme sebebiyle boşanma davasındaki usul hükümleri:
Davanın tarafları
Kusur unsuru
İspat yükü
Çekilmezlik koşulu
Evlenmeden önceki haysiyetsiz yaşam
Süre
Velayet

haysiyet

​Terk Sebebiyle Boşanma Davası

Medeni Kanunumuzda terk olusu iki şekilde gerçekleşebilmektedir:
-Gerçek terk
-Yapıntı Terk

Terk olgusu Türk Medeni Kanuna gör özel boşanma sebeplerindendir.

Aynı zamanda Terk yine TMK’nin düzenlediği mutlak boşanma sebeplerindendir.

Terk sebebiyle boşama kararı verilebilmesi için;

-eşlerden birinin ortak yaşamdan ayrılması gerçekleşmeli

-ortak yaşama son verme kastı belirlenmeli

-ayrılık, hukuka aykırı olmalı

-ihtar koşulu gerçekleşmelidir.

Medeni Kanunumuzda terk olusu iki şekilde gerçekleşebilmektedir:
-Gerçek terk
-Yapıntı Terk

Gerçek terk, eşlerden birinin iradi olarak hukuka aykırı bir şekilde ortak ayrılmasıdır demek mümkündür.

Yapıntı terk ise, eşlerden birinin diğerini ortak konutu terk etmeye zorlaması ve haklı bir sebep olmaksızın ortak konut dönmesini engellemektir.

Ortak yaşamdan ayrılmanın hukuka uygun olduğu haller vardır.

Bunlar;
Birlikte yaşamaya ara verme kararı alınması,
Ayrı bir boşanma veya ayrılık davasının bulunması,
Ayrılık kararının bulunması,
Evlenmenin butlanı davasının terk sebebiyle boşanma davasına etkisi,
Ayrı yaşamak konusunda ortak arzunun bulunması,
Davalının akıl hastası olması,
Davalı hakkında soruşturma ya da kovuşturma bulunması,
Makul sürenin geçmiş olması halleridir.

Bu şartlar altında Terk sebebiyle boşanma davası açılamaz.

Terk sebebiyle boşanma davasında kural olarak başka bir sebeple boşanma kararı verilemez.

Ancak başka nedenler öne sürülerek dava ıslah edilebilir.

terk

Akıl Hastalığı Sebebiyle Boşanma Davası

Akıl hastalığı sebebiyle boşanma davası her zaman açılabilir.

Davacının gösterdiği sabır ve tevekkül, evlilik birliğinin çekilebilir olduğu anlamına gelmez.

Türk Medeni Kanununun 145 B.2 hükmüne göre, eşlerden biri birinin evlenme sırasında sürekli bir sebeple ayırt etme gücünden yoksun bulunması halinde evlenme, mutlak butlanla batıldır.

Evlenme engel olan akıl hastalığı yine 4721 sayılı TMK’nın 165. Maddesi hükmüne göre özel ve nisbi bir boşanma sebebidir.

Her ne kadar toplum içinde bu durumda yadırgansa da, ilelebet yaşanılması kaçınılmaz olan felaketten, felaketli bir son daha iyidir.

Bu konuda herkesin bildiği bir atasözü de vardır: Ölüsü olan bir gün, delisi olan her gün ağlar.

4721 sayılı Türk Medeni Kanunumuzda başka hiçbir hastalık boşanma sebebi sayılmamıştır.

Elbette bunun bir takım koşulları vardır.
-iyileşmezlik koşulu
-süre koşulu
-çekilmezlik koşulu

Şizofreni ve paranoya iyileşmez akıl hastalıklarından sayılmaktadır.

Hastalığın geçmesine olanak yoksa resmi sağlık kurulu raporuyla tespit edilmesi koşuluyla boşanma davası açılabilir.

Çekilmelik koşulunu ispat yükü davacıya aittir.

Çekilmezlik koşulu ispatlanmamışsa akıl hastalığı sebebiyle boşanma davası reddedilmelidir.

Akıl hastalığı ile açılacak davada husumetin doğrudan doğruya akıl hastasına yöneltilmesi gerekiyor.

Dava koşullarının araştırılması için ayrıca yetkili makamlar tarafından yapılmak üzere mahkeme tarafından ilgili yerlere müzekkere yazılır.

Akıl hastalığı sebebiyle boşanma davası her zaman açılabilir.

Davacının gösterdiği sabır ve tevekkül, evlilik birliğinin çekilebilir olduğu anlamına gelmez.

Evlenmeden önceki akıl hastalığı söz konusu ise, bu bir kesin evlenme engelidir. Buna rağmen evlenilmişse, bu evlilik mutlak butlanla sakattır.

Akıl hastaları, evlenmelerinde tıbbi sakınca bulunmadığını resmi sağlık raporuyla belgelerse evlenebilirler.

akıl

Evlilik Birliğinin Sarsılması Sebebiyle Boşanma

Diğer nisbi boşanma sebeplerinde olduğu gibi, gerçekleşen maddi olayla evlilik birliği sarsılmış olsa bile ortak yaşamın katlanılmaz hale geldiğinin kanıtlanması Türk Medeni Kanunun 166. Maddesine göre şarttır.

evlilik birliği

Önceki yazılarımda özel boşanma sebeplerini inceledik. Bu yazımızda genel boşanma sebeplerinden biri olan ‘Evlilik Birliğinin Sarsılması Sebebiyle Boşanma’yı ele alacağız.

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu hükümlerine göre genel boşanma sebepleri şunlardır:

-Evlilik birliğinin sarsılması
-Anlaşmalı boşanma
-Eylemli ayrılık sebebiyle boşanma

Eylemli ayrılık sebebiyle boşanma Türk Medeni Kanununun düzenlemesinde hem nisbi hem de genel boşanma sebebi olarak yer almıştır.

4721 sayılı Türk Medeni Kanunun 166 f.II hükmüne göre, evlilik birliği, ortak hayatı sürdürmeleri kendilerinden beklenmeyecek derecede derinden sarsılmış olursa, eşlerden her biri boşanma davası açabilir.

Bu hükmün uygulanabilmesi için şu iki koşul gerçekleşmelidir:

-Evlilik birliğinin temelden sarsılması
-Ortak yaşamın çekilmez hale gelmesi.

Diğer nisbi boşanma sebeplerinde olduğu gibi, gerçekleşen maddi olayla evlilik birliği sarsılmış olsa bile ortak yaşamın katlanılmaz hale geldiğinin kanıtlanması Türk Medeni Kanunun 166. Maddesine göre şarttır.

Bu boşanma türü kusura dayalı bir boşanma sebebi değildir.

Eşlerden her ikisi de kusurlu olsa veya olmasa bile boşanma davası açabilir.

Türk Medeni Kanunun 166. Maddesi kusurlu tarafa da boşanma davası açma hakkı tanımıştır.

Burada temel alınan kusur değil, evlilik birliğinin onarılmaz biçimde sarsılması olmuştur.

Duygusal Şiddet Sebebiyle Boşanma

Duygusal şiddete yönelik davranışlar çeşitlilik göstereceğinden diğer davranışlar da boşanma konusu olabilmekte.

Türk Medeni Kanununda yer alan eşlerin sadakat yükümü duygusal sadakati de içermektedir.

Bu sebeple duygusal şiddet içeren davranışlar, evlilik birliğinin sarsılması sebebiyle boşanma davasında aynı zamanda bir boşanma sebebidir.

Her türlü söz, her türlü davranış ruhsal açıdan acı, eza ve zarar oluşturmaktadır.

Duygusal şiddet içeren davranışları şu şekil sıralayabiliriz:

-Suçlayıcı davranmak
-Küçültücü davranmak
-Hakaret edici davranmak
-Sevgisiz davranmak
-İlgisiz davranmak
-Diğer sebepler

Şimdi ise bu tür duygusal şiddet içeren davranışlar uygulamada nasıl karşımıza çıkmaktadır onları sıralayalım.

a)Suçlayıcı davranmak
Çocuğun kendisinden olmadığı ile suçlamak
Hırsızlıkla suçlamak
Kız çıkmadı diye suçlamak
Kötü yolda olmakla suçlamak
Sadakatsizlikle suçlamak
Sapık ilişkiyle suçlamak
İktidarsızlıkla suçlamak
Başkalarıyla ilgilenmekle suçlamak
Güven sarsıcı davranışla suçlamak
Diğer suçlamalarda bulunmak

b) Küçültücü davranmak
Alay etmek
Aşağılamak
Küçük düşürmek
Tükürmek
Küçümsemek
Başkalarıyla karşılaştırmak
Aile sırlarını açıklamak
Dedikodu çıkarmak
İftira etmek
Hırsızlık yapmak

c) Hakaret edici davranmak
Eşine hakaret etmek
Çocuklarına hakaret etmek
Ailesine hakaret etmek
Karşılıklı hakaret etmek

d) Sevgisiz davranmak
Başkasını sevdiğini söylemek
Eşini sevmediğini söylemek
Zorla evlendirildiğini söylemek
Başkası ile evleneceğini söylemek
Eşinden sıkıldığını söylemek
Eşinden soğuduğunu söylemek
Eşini istemediğini söylemek
Eşine ısınamadığını söylemek

e) İlgisiz davranmak
Aileyle ilgilenmemek
Hastalıkla ilgilenmemek
Müdahalelerle ilgilenmemek
Evle ilgilenmemek
Tedaviyle ilgilenmemek
Temizlikle ilgilenmemek

f) Diğer sebepler
Duygusal şiddete yönelik davranışlar çeşitlilik göstereceğinden diğer davranışlar da boşanma konusu olabilmekte.duygusal1

İletişim Bilgileri – Ağca Hukuk Bürosu

Ofis Telefon ve Faks: 03122447535 – 37

Mail Adresi: agcahukuk@gmail.com

Ofis Adres: Oğuzlar Mah. 1602 Sk. No: 1 Kat: 2 Daire: 63, 06796 Etimesgut, Ankara

Ofis Telefon ve Faks: 03122447535 – 37

Mail Adresi: agcahukuk@gmail.com

Sosyal Medya İletişim Bilgileri:

Facebook Sayfa Av. Özlem Ağca: https://www.facebook.com/ozlem.agca.520

Facebook Sayfa Ağca Hukuk ve Danışmanlık: https://www.facebook.com/agcahukuk

Twitter Av. Özlem Ağca: https://twitter.com/ozlemagca82

Linkedin Av. Özlem Ağca: https://www.linkedin.com/profile/view?id=270266988&trk=hp-identity-namebaro