Tanıma ve Tenfiz Davası

Tanıma / Tenfiz davası açma zorunluluğu maalesef var. Yurt dışında boşanmış olmanız, tek başına yeterli değildir. Bir nevi yurt dışında görülmüş bir boşanma davasının Türkiye’de uygunluğu denetlenmekte.

Yurt dışından bana gelen soruların başında, ‘Yurt dışında boşandım, Türkiye’ de tekrar neden dava (boşanma tanıma tenfiz) açmam gerekiyor?’ sorusu geliyor.

Tanıma / Tenfiz davası açma zorunluluğu maalesef var. Yurt dışında boşanmış olmanız, tek başına yeterli değildir. Bir nevi yurt dışında görülmüş bir boşanma davasının Türkiye’de uygunluğu denetlenmekte.

Tanıma- tenfiz davası açılmadığı varsayımında karşılaşabileceğiniz muhtemel problemleri belirtmekte fayda görüyorum.

1-) Taraflar Türk hukuku bakımından hala evli görünmeye devam ettiğinden, birbirlerine karşı yasal mirasçılık statülerini korur. Diğer bir deyişle, boşandığınız eşiniz sizin mal varlığınız üzerinde hak iddia edebilecektir.

2-) Tekrar evlenmek istediğinizde ve evlendirme dairesi, nüfus müdürlüğü gibi kurumlara başvuru yaptığınızda evli göründüğünüz için tekrar evlenemezsiniz. Nüfus cüzdanınızda yer alan medeni halinizi bekar olarak değiştiremezsiniz.

3-) Türkiye’de evli görünmeye devam ettiğiniz için eşiniz bir başkasından çocuk sahibi olsa bile, yasal olarak babası siz görünmeye devam edersiniz ve bu çocuk mirasçınız olmaya devam eder. Günlük yaşamınızdan ve iş hayatınızla ilgili takvimden kopmadan bu davayı Türkiye’den bir avukat aracılığı ile yürütebilirsiniz. Avukatınız aracılığı ile yürüttüğünüz tanıma-tenfiz davalarında mahkemeye gelme zorunluluğu bulunmamaktadır.

Tanıma- tenfiz davalarını kısa sürede sonuçlandırmanın en iyi yolu, ayrıldığınız eşinizle irtibata geçip onunda Türkiye’den bir avukata vekalet vermesini sağlamaktır.
Aksi takdirde 5-7 ay arası gibi uzun bir süreyi göz önünde bulundurmanız gerekiyor.

Tanıma-tenfiz davası açmak için hangi evraklar gerekiyor sorusuna gelince…
-Yabancı mahkemenin vermiş olduğu boşanma kararının aslı (Fotokopi olmamalı ve ıslak imza ve mühürlü olmalıdır.)
-Yabancı mahkemenin boşanma kararının kesinleşmiş olduğunu gösterir şerh yahut belgenin alınması gerekir.
-Yabancı mahkeme kararına Lahey sözleşmesi gereğince apostille tasdikinin eklenmesi gereklidir.
-Yabancı mahkeme kararının yeminli tercüman tarafından Türkçe’ye çevirtilmesi gerekmektedir. Yeminli tercüman tarafından çevrilen Türkçe karar konsolosluğa yahut notere onaylatılmalıdır.

Peki, yurt dışında ikamet eden biri Türkiye’den bir avukata nasıl vekalet verir?
Avukata vekalet, bağlı bulunduğunuz konsolosluktan verilir. Vekâletnamede ‘’yurtdışında verilmiş boşanma kararına ilişkin tanıma ve tenfiz davası açmaya yetki’’ mutlaka bulunmalıdır.

Av. Özlem Ağca

tanıma
Ağca Hukuk ve Danışmanlık

İştirak Nafakası Nedir?

Mahkeme tarafından velayet kendisine verilmeyen eşin; çocuğun eğitim ve bakım giderlerini katılma gücü oranında karşılaması için hükmedilen nafaka türüne iştirak nafakası denir. Mahkeme iştirak nafakası hakkında karar verirken dikkate aldığı bazı hususlar vardır.

Artan boşanmalarla birlikte işlenmesi gereken konulardan biri de ‘İştirak Nafakası’dır.

Kısaca özetleyelim;
Mahkeme tarafından velayet kendisine verilmeyen eşin; çocuğun eğitim ve bakım giderlerini katılma gücü oranında karşılaması için hükmedilen nafaka türüne iştirak nafakası denir. Mahkeme iştirak nafakası hakkında karar verirken dikkate aldığı bazı hususlar vardır.

Çocuğun gıda, giyecek, barınma, sağlık, eğitim, harçlık, ulaşım giderleri gibi ihtiyaçları dikkate alınarak iştirak nafakasına hükmedilir.
Boşanma davası açıldığı andan itibaren önce tedbir nafakası adı altında nafaka talep edilir sonra bu velayetin taraflardan birine verilmesiyle iştirak nafakasına dönüşür.
İştirak Nafakası velayetin fiilen kullanılmasına bağlı bir haktır.
Yani; velayet kendisinde olan değilde, karşı taraf çocuğa bakıyorsa, çocuğa bakan, velayetin nezi davası açmak zorunda olmadan doğrudan iştirak nafakası talebinde bulunabilir.
Mahkemenin iştirak nafakası hakkında karar verebilmesi için eşlerden birinin talep etmesine gerek yoktur.
Mahkeme bu konuyu talep olmasa bile kendiliğinden değerlendirir.
Boşanma veya ayrılık davası açılınca hakim, davanın devamı süresince gerekli olan, özellikle eşlerin geçimine ilişkin geçici önlemleri istek bulunmasa bile kendiliğinden alır.
Tedbir nafakası isteminden feragat eden daha sonra tedbir nafakasına ihtiyacı bulunduğundan bahisle tedbir nafakası takdir edilmesini istemişse, muhtaç olduğu anlaşılmışsa, feragat tarihinden değil yeni istek tarihinden itibaren tedbir nafakasına karar verilir.

Boşanma ile yoksul duruma düşeceğini ispatlayan tarafa yoksulluk nafakası da bağlanabilir.

Nafaka her ay peşin olarak ödenir.
Hâkim istem hâlinde, irat biçiminde ödenmesine karar verilen nafakanın gelecek yıllarda tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına göre ne miktarda ödeneceğini karara bağlayabilir.
Lehine nafaka hükmedilen eş, ileride ekonomik şartlarının değiştiğini, ödenen nafakanın içinde bulunduğu ekonomik şartlar nedeniyle geçimini sağlamaya, ihtiyaçlarını karşılamaya yetmediğini ileri sürerek nafakanın artırılması davası açabilir.

Av. Özlem Ağcaiştirak

Ayıplı konut nedir?

Bugün köşemde 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunun 4. Maddesin de yer alan ‘Ayıplı Konut’ kavramını işleyeceğim.

Günümüz insanının en büyük iki hayali var; çocuğunu iyi bir üniversitede okutmak ve ev sahibi olmak.

Sıkıntılar içerisinde, belki de temel ihtiyaçlarından kısarak bir ev sahibi olma gayretinde olan insanların müteahhit veya emlakçılar tarafından kandırılması veya dolandırılması içler acısı bir durum. Maalesef bu gibi olaylardan ötürü mağdur sayısının arttığını gözlemlemekteyiz. Bu konuyla alakalı bana gelen müvekkillerimin sayısında da bir artış var.

Bugün köşemde 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunun 4. Maddesin de yer alan ‘Ayıplı Konut’ kavramını işleyeceğim.

AYIPLI KONUT NEDİR?
“Ambalajında, etiketinde, tanıtma ve kullanma kılavuzunda ya da reklam ve ilanlarında yer alan veya satıcı tarafından bildirilen veya standardında veya teknik düzenlemesinde tespit edilen nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan yada tahsis veya kullanım amacı bakımından değerini veya tüketicinin ondan beklediği faydaları azaltan veya ortadan kaldıran maddi, hukuki veya ekonomik eksiklikler içeren mallar, ayıplı mal “olarak kabul edilmektedir.

Kanunun tanımı dikkate alındığında; satın alınan konuttaki “ayıp” oldukça geniş bir içerik taşımaktadır.
Bu nedenle, konuttaki ayıbın ne olduğu her somut durumda ayrıca dikkate alınmalıdır.
İmar düzenlemelerine aykırı imal edilmiş veya iskan ruhsatı bulunmayan bir konutun satın alınması halinde; konutta “hukuki ayıp” var kabul edilmelidir.

Önemli bir nokta ise, vatandaşın çoğunlukla ‘ayıplı konut’ ile ‘eksik iş’ kavramlarını karıştırması.
Bu durumu karıştırmamak gerek, yoksa yanlış bir hukuki değerlendirme de bulunmuş oluruz.
Kanunun 4. Maddesi ayıplı konut alan kişiye birçok hak tanımaktadır.
Kanunun size tanımış olduğu hakların bilincinde olun ve mutlaka haklarınızı koruyun.
Kanunun 4 nci maddesi, ayıplı konut satın alan kişiye,

1) Bedel iadesini de içeren sözleşmeden dönme,
2) Konutun ayıpsız misliyle değiştirilmesi,
3) Konuta ödenen paradan ayıp oranında bedel indirimi,
4) Ayıpların ücretsiz onarımını isteme hakkı tanımaktadır.

Yalnız burada dikkat edilmesi gereken nokta ise, ayıplı konut satın alan kişi, yukarıda belirtilen 4 haktan yalnızca birisini seçim hakkına sahiptir. Belirtilen 4 hakkın aynı anda ve birlikte kullanılması mümkün değildir.

Not: Ayıplı konut teslimi halinde 30 günlük süre içerisinde ayıp ihbarında bulunulması zorunludur.ayıplı

Merhaba Sevgili Okuyucular

Bu blog sayfasını da aynı düşünce içerisinde hazırladım.

Mümkün mertebe herkesin aradığını bulabileceği bir sayfa olsun istiyorum.

Umarım herkes hukuki sorunlarına aradığı cevabı yazılarımda bulabilir

Ben Ankara Barosu Avukatlarından Özlem Ağca

Avukatlık mesleğini bir hizmet aracı gördüğüm için seçtim.

İşbu nedenle çeşitli araçları kullanarak bilgilerimi yalın bir dille vatandaşa aktarma gayretindeyim.

Çeşitli gazete ve dergilerde hukuk makaleleri yazmaktayım çok uzun süredir.

”Vatandaşın Anlayacağı Dilde Pratik Hukuk Rehberi” adıyla bir de kitap çıkardım.

Bu blog sayfasını da aynı düşünce içerisinde hazırladım.

Mümkün mertebe herkesin aradığını bulabileceği bir sayfa olsun istiyorum.

Umarım herkes hukuki sorunlarına aradığı cevabı yazılarımda bulabilir.

Sevgiyle kalmanız dileği ile..

Sorularınız için mail adresim: agcahukuk@gmail.com

Av. Özlem Ağcaözlem